Birçok kişi için sadece "bozuk para" olan eski madeni paralar, koleksiyon dünyasında tam bir hazineye dönüşüyor. Son dönemde nümismatik piyasasında yaşanan hareketlilik, bazı nadir parçaların değerini altınla yarışır hale getirdi. Özellikle belirli yıllara ve darphane işaretlerine sahip olan madeni paralar, açık artırmalarda dudak uçuklatan fiyatlara alıcı buluyor.
HER ESKİ PARA DEĞERLİ Mİ?
Koleksiyoncuların radarındaki en büyük yanılgı, paranın sadece eski olduğu için değerli sanılması. Oysa bir parayı "servet" değerine taşıyan üç ana kriter bulunuyor: Nadirlik, darphane hataları ve kondisyon.
DÜNYANIN PEŞİNDE OLDUĞU PARALAR
Piyasada en çok aranan ve gördüğünüzde mutlaka kenara ayırmanız gereken o meşhur paralardan bazıları şunlar:
- 1933 Penny (İngiltere): Dünyanın en nadir paralarından biri kabul ediliyor. Sadece birkaç adet üretildiği bilinen bu madeni paranın değeri günümüzde 200.000 Sterlinin yaklaşık 11 milyon TL üzerine çıkmış durumda.
- 1875 H Penny: Üzerindeki "H" darphane işareti onu eşsiz kılıyor. Kondisyonuna göre 3.000 Sterlin yaklaşık 177 bin TL bandında alıcı bulabiliyor.
- Hatalı Basımlar ve Özel İşaretler: 1918 ve 1919 yıllarına ait "KN" işaretli madeni paralar, sınırlı üretimleri nedeniyle koleksiyoncuların en sevdiği parçalar arasında yer alıyor.
ELİNİZDEKİ PARANIN DEEĞERLİ OLDUĞUNU BU ŞEKİLDE ANLAYABİLİRSİNİZ
Eğer kenarda köşede kalmış eski madeni paralarınız varsa, şu adımları izleyerek potansiyel değerini kontrol edebilirsiniz:
Paranın üzerindeki küçük harf ve semboller (H, KN gibi) üretim yerini ve serisini belirler; bu da fiyatı belirleyen en kritik unsurdur. İnternet üzerindeki nümismatik kataloglarından o yıla ait kaç adet basıldığını kontrol edin. Sayı ne kadar azsa, değer o kadar artar. En büyük hatalardan biri parayı parlatmak için kimyasallarla temizlemektir. Koleksiyoncular paranın doğal yaşlanmış halini (patinasını) tercih eder; temizlenen paranın değeri ciddi oranda düşer.