Belçika, Rusya ile savaşını sürdüren Ukrayna'ya yönelik askeri yardımlarında kritik bir vites artışına giderek envanterindeki F-16 savaş uçaklarını cepheye gönderme kararı aldı. 

NATO Savunma Bakanları Toplantısı öncesinde Brüksel’de önemli açıklamalarda bulunan Belçika Savunma Bakanı Theo Francken, ülkesinin bu yıl içerisinde Ukrayna’ya 7 adet F-16 savaş uçağı teslim edeceğini duyurdu. 

Daha önce yalnızca operasyonel olmayan ve uçuş ömrünü tamamlamış dört uçağı yedek parça olarak devretmeyi planlayan Belçika, bu yeni kararla birlikte ilk kez uçuşa hazır ve doğrudan savaşa katılabilecek durumdaki jetlerini de Kiev yönetimine devretmiş olacak.

3'Ü CEPHE HATTINDA KULLANILACAK

Planlanan askeri yardım paketinin detaylarına göre, Ukrayna'ya teslim edilecek 7 adet F-16 savaş uçağından 3’ü cephe hattında aktif operasyonel görevlerde boy gösterecek. Geriye kalan 4 uçak ise Ukrayna Hava Kuvvetleri'nin elindeki mevcut F-16 filosunun lojistik sürekliliğini sağlamak amacıyla yedek parça kaynağı olarak parçalanacak. 

Savunma Bakanı Francken, yüksek manevra kabiliyeti ve gelişmiş radar sistemleriyle öne çıkan bu tek motorlu çok amaçlı jetlerin, özellikle Rus ordusu tarafından yoğun şekilde kullanılan Şahid tipi kamikaze İHA’lar ve seyir füzelerini havada imha etmek için en etkili platformlardan biri olduğunu vurguladı.

Kaynak olarak ekle

40'TAN FAZLA F-16'YI GÖNDERECEK

Belçika'nın Ukrayna'ya yönelik savaş uçağı desteğinin önümüzdeki yıllarda çok daha büyük bir boyuta ulaşması bekleniyor. Belçikalı Bakan, gelecekte Hava Kuvvetleri envanterindeki 40'tan fazla F-16 varyantının tamamının Ukrayna’ya devredilmesini hükümete teklif edeceğinin sinyalini verdi. 

Ancak bu tarihi devir teslim planının hayata geçmesi, Belçika'nın ABD'den sipariş ettiği yeni nesil F-35A savaş uçaklarının teslimat takvimine göbekten bağlı durumda. Belçika'nın NATO’nun nükleer caydırıcılık misyonu kapsamında kritik görevler üstlendiğini hatırlatan Francken, eskiyen F-16'ların yerini alacak yeterli sayıda F-35 jeti hangarlara girmeden, mevcut filonun tamamen elden çıkarılmasının ulusal güvenlik gerekçesiyle mümkün olmadığını belirtti.