Emtia piyasasında geçen ay karışık bir seyir izlendi.
Jeopolitik gerilimler, arz endişeleri fiyatları desteklerken, Çin talebine ilişkin belirsizlikler, bazı ürünlerde üretim ve stok fazlası olacağına yönelik tahminler ve hava durumu olayları fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu.
DEĞERLİ METALLER SERT YÜKSELDİ
Bu gelişmelerle şubat ayını 5 bin 280 dolardan tamamlayan altının onsu, söz konusu dönemde yüzde 8,9 artarak 53 yıl sonra ilk kez yatırımcısına 7 ay üst üste kazandırdı.
Geçen ay ons bazında fiyatlar gümüşte yüzde 12,6, platinde yüzde 8,5, paladyumda yüzde 4,2 arttı.
Şubata, ABD-İran kaynaklı jeopolitik gerilimler, ABD'nin ticaret politikasına ilişkin gelişmeler, teknoloji ve yapay zeka şirketlerine yönelik süren aşırı değerleme endişeleri damgasını vururken, altındaki yükseliş de devam etti. Yükselen jeopolitik gerilimler karşısında yatırımcıların güvenli liman varlıklarına yönelmesiyle altın fiyatlarında yükseliş görüldü.
ABD'de enflasyonda görülen yavaşlama sonrasında ABD 10 yıllık tahvil faizlerinde görülen gerileme altın fiyatlarını destekledi.
ABD'nin ticaret politikalarına ilişkin belirsizliğin sürmesiyle birlikte Çin'de "Ay Yeni Yılı" tatilinin sona ermesi de altın fiyatlarının artmasında etkili oldu.
ABD'deki yüksek mahkemenin ABD Başkanı Donald Trump'ın devreye aldığı "acil durum" tarifelerini yasaya aykırı bulması sonrası dolardaki zayıflamayla birlikte güvenli liman varlıklara talep arttı.
Nvidia bilançosunun ardından güçlenen risk iştahının doları zayıflatması da altın talebini artırdı.
ABD'de COMEX piyasasında gümüş stoklarının azalması fiyatları destekledi.
Gümüş hem değerli metal hem endüstriyel metal özelliği taşıyor. Belirsizlik dönemlerinde güvenli liman talebiyle yükseliyor. Endüstriyel kullanımı da fiyata ek destek veriyor. Arz kısıtlamaları, hidrojen enerjisi üretiminde platin kullanımı, mücevherat ve endüstriyel sektörlerden gelen artan talep fiyatları destekliyor.
BAKIR YÜZDE1'İN ÜZERİNDE ARTTI
Baz metaller, özellikle dünyanın en büyük baz metal tüketicisi olan Çin'deki yeni ay yılı tatili kaynaklı Asya genelinde görülen düşük işlem hacmi nedeniyle karışık seyretti. Bu dönemsel durgunluk, son dönemdeki fiyatların Çin talebine ne kadar bağlı olduğunu gösteriyor.
ABD'nin bazı alüminyum ve çelik ürünlerine uyguladığı ithalat vergilerinin kapsamının olası bir şekilde azaltılacağı beklentisi de baz metallerde arz endişelerini azalttı ve fiyatları baskı altına aldı.
Şubat ayında tezgah üstü piyasada, libre bazında fiyatlar bakırda yüzde 1,1, nikelde yüzde 0,8 artarken, kurşunda yüzde 1,8, çinkoda yüzde 2,2 azaldı. Alüminyumda ise yatay bir seyir izlendi.
Küresel ölçekte yenilenebilir enerjiye geçiş ile veri merkezlerinden gelen yeni talep bakıra yapısal destek sağlıyor. Çin'de "Ay Yeni Yılı" tatilinin sona ermesi de bakır talebinde hızlanmayı sağladı. ABD'deki yüksek mahkemenin ABD Başkanı Donald Trump'ın devreye aldığı "acil durum" tarifelerini yasaya aykırı bulması da küresel ticaret akışları üzerindeki riskleri azalttı ve bakırdaki endüstriyel talep beklentileri buna paralel toparlandı.
Endonezya'nın ülkenin en büyük madeninin üretim kotasını düşürmesi fiyatlarda yükselişe neden oldu.
Brent petrolün varil fiyatı yüzde 4,8 artarken, New York Ticaret Borsası'nda işlem gören doğal gazın İngiliz Termal Birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı yüzde 22,4 azaldı.
ABD ve İran arasındaki gerilimden kaynaklı jeopolitik riskler ve Rusya-Ukrayna arasındaki duruma ilişkin belirsizlik, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkelerinin petrol stoklarının beklentilerin altında gerçekleşmesi de fiyatlarda yükselişe neden oldu.
BUĞDAY YÜZDE 9'UN ÜZERİNDE ARTTI
Tarım grubuna bakıldığında ise Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına fiyatlar, buğdayda yüzde 9,9, mısırda yüzde 4,7, soya fasulyesinde yüzde 10 artarken, pirinçte yüzde 5,8 azaldı.
Artan arz endişeleri buğday fiyatlarının yükselmesine neden oldu. ABD'de hava sıcaklıklarının sıfır derecenin altına düşmesi buğday üretimine ilişkin endişelerin artmasına neden oldu. Jeopolitik riskler buğday fiyatlarının yönü üzerinde de etkili oldu. ABD buğday ihracatı beklentiyi aşmasıyla artan güçlü talep beklentileri de buğday fiyatlarını pozitif etkiledi.
ABD'nin mısır ihracatının güçlü gelmesi ve bu ürünün bu ilkbahar ekim alanlarının daralması beklentisi fiyatları destekledi. Güney Afrika'nın 2026 mısır hasadının düşeceğine yönelik öngörüler de fiyatları destekledi.
ABD Çevre Koruma Ajansının yeni biyoyakıt harmanlama hacim zorunluluklarına ilişkin teklifini Beyaz Saray'a göndermesi planlanıyor. Buradan yapılacak düzenlemelerin biyoyakıt talebini artırması bekleniyor.
Ham petrol fiyatlarındaki yükseliş biyoyakıt hammaddesi olarak soya yağını destekledi. Bu da soya fasulyesi fiyatlarına olumlu yansıdı. Dünya pirinç üretim tahminlerinin artış göstermesi, fiyatlarda değer kaybına neden oldu.
KAHVE VE KAKAO SERT DÜŞTÜ
ABD'de faaliyet gösteren emtia borsası Intercontinental Exchange'de libre bazında fiyatlar, kahvede yüzde 15,5, şekerde yüzde 2,2 azalırken, pamukta yüzde 3,5 arttı. Kakaonun ton başına fiyatı yüzde 30,7 geriledi.
Şekerin libresi 1,334 dolarla Ekim 2020'den bu yana en düşük seviyeyi gördü.
Brezilya'da beklenen rekor hasat kahve fiyatlarını baskılıyor. Kahve piyasası geçen yıl arz endişeleriyle sert yükselişler yaşamıştı. Brezilya ve Vietnam'daki olumsuz hava koşulları hem arabica hem robusta fiyatlarını tarihi zirvelere taşımıştı. Ancak arz endişeleri hafiflediği ölçüde fiyatlar da hızla geri çekiliyor. Piyasa, yüksek fiyatların teşvik ettiği üretim artışının etkilerini fiyatlamaya başlamış görünüyor.
Küresel arz fazlası beklentileri şeker fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor. Talepteki zayıflama stokların artmasına yol açtı. Fildişi Sahilleri ile Gana başta olmak üzere üretici ülkelerde stoklar arttı.
*BU HABERDE YER ALAN İFADELER YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR.