Rusya'nın doğusundaki Yakutistan bölgesinde yer alan, dünyanın en büyük açık hava maden ocaklarından biri olan "Mir" (Barış) elmas madeni, muazzam boyutlarıyla dikkat çekiyor. Derinliği 525 metreye, çapı ise 1,2 kilometreye ulaşan devasa karayel, uzaydan çıplak gözle görülebilen ender yeryüzü yapıları arasında yer alıyor.

Interesting Engineering’in aktardığı bilgilere göre, söz konusu elmas yatağı Sovyet jeologlar tarafından 1955 yılında keşfedildi. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından ekonomik açıdan zorlu bir dönemden geçen Sovyetler Birliği için bu keşif, savaş sonrası yeniden yapılanma sürecinde stratejik ve yüksek değerli bir kaynak sağladı. Keşfi gerçekleştiren jeologlar, dönemin en yüksek devlet nişanlarından biri olan Lenin Ödülü ile ödüllendirildi.

ZORLU ŞARTLARA RAĞMEN KISA SÜREDE YÜKSEK KAR GETİRDİ

Maden ocağının inşası ve işletilmesi, bölgenin sert iklim koşulları nedeniyle büyük zorluklarla gerçekleştirildi. Kış mevsiminin yaklaşık yedi ay sürdüğü ve hava sıcaklığının sık sık -40 °C’nin altına düştüğü bölgede, kısa süren yaz aylarında ise donmuş toprak çözülerek çamura dönüşüyor. Bu durum hem çalışmaları zorlaştırıyor hem de binaların yapısal güvenliği için risk oluşturuyor. Tüm bu çevre şartlarına rağmen 1957 yılında işletmeye açılan maden, kısa sürede yüksek karlılık oranlarına ulaştı.

1960’lı yıllarda yıllık ortalama 10 milyon karat (yaklaşık iki ton) elmas üretimiyle Sovyetler Birliği’nin en büyük elmas madeni haline gelen Mir’den çıkarılan taşların yaklaşık %20’sinin mücevher kalitesinde olduğu kaydedildi.

Kaynak olarak ekle

GÜVENLİK NEDENİYLE YER ALTINA TAŞINDI 

1957 yılından itibaren aralıksız işletilen madende, güvenlik gerekçeleriyle 2001 yılında açık ocak madenciliğine son verildi. Bu tarihten itibaren üretim, kurulan tünel sistemleri aracılığıyla yeraltı madenciliği şeklinde sürdürülüyor. Günümüzde madenin işletmesi, dünyanın en büyük elmas üreticilerinden biri konumunda olan Rus madencilik şirketi "Alrosa" tarafından yürütülüyor.

HAVA SAHASINDA HAVA AKIMI ENGELİ 

Madenin derinliği ve çapı, bölgedeki hava sahasının kullanımı üzerinde de doğrudan etki sahibi. Devasa çukurun oluşturduğu hava akımlarının helikopterler ve küçük uçaklar için tehlikeli bir emiş gücü yaratması nedeniyle, madenin üzerindeki hava sahası uçuşlara kapalı tutuluyor ve sıkı bir şekilde kontrol ediliyor.