Jeffrey Epstein skandalına dair kamuoyuna sızan milyonlarca belge, her geçen gün kan donduran yeni detayları gün yüzüne çıkarıyor. Pedofili ve fuhuş ağı kurmak suçlamalarıyla dünya gündeminden düşmeyen Epstein vakasında, bu kez 2018 yılına ait devasa bir kimyasal siparişi sosyal medyada infial yarattı.
Sızdırılan belgeler arasında en dikkat çekeni, 6 Aralık 2018 tarihli bir havale talep formu oldu. Belgeye göre Epstein, nakliye ve sigorta masrafları dahil yaklaşık 5 bin dolar karşılığında tam 330 galon (yaklaşık 1 ton 250 kilogram) sülfürik asit sipariş etti. Bu devasa hacimdeki sipariş, "kişisel kullanım" sınırlarını çoktan aşan bir miktar olarak değerlendiriliyor.
NE İÇİN KULLANILDIĞI TARTIŞMA KONUSU OLDU
Sosyal medya platformu X (Twitter) üzerinden yayılan belgeler, kullanıcıları ikiye böldü ancak ağırlıklı görüş oldukça ürkütücü. Birçok kişi, Epstein'in bu aşındırıcı kimyasalı kurbanlarının bedenlerini yok etmek ve delilleri gizlemek amacıyla satın aldığını öne sürerek bu harcamayı "ölüm siparişi" olarak nitelendirdi.
Bazı kullanıcılar ise kimyasalın havuz bakımı veya tuzlu su arıtma gibi alanlarda da kullanılabileceğine dikkat çekse de siparişin zamanlaması ve miktarı şüpheleri artırıyor.
KEMİKLERİ SIVILAŞTIRABİLİR
Konuyla ilgili görüşü alınan adli tıp uzmanları, sülfürik asidin son derece korozif bir madde olduğunu vurguladı. Uzmanlar, bu kimyasalın kurbanların izlerini tamamen silmekte zorlanabileceğini ancak kemikleri ve dişleri sıvılaştırabilecek kadar güçlü olduğunu belirtti.
Sosyal medya kullanıcıları, 1940’larda en az altı kurbanını sülfürik asit dolu kazanlarda yok eden ve "Asit Banyosu Katili" olarak bilinen John George Haigh’i hatırlatarak, Epstein’in de benzer bir yöntem izlemiş olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.
NE OLMUŞTU?
Aralarında dünya liderlerinden Hollywood yıldızlarına kadar pek çok ünlü ismin (Donald Trump, Bill Clinton, Prens Andrew, Michael Jackson vb.) adının geçtiği fuhuş ağı suçlamasıyla yargılanan Jeffrey Epstein, 10 Ağustos 2019’da hapishane hücresinde ölü bulunmuştu. Dosyadaki gizli belgelerin birer birer açıklanması, küresel elitlerin karıştığı bu karanlık ağın boyutlarını her geçen gün daha da derinleştiriyor.