Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP'nin Ankara il teşkilatı ve ilçe başkanlarıyla gerçekleştirdiği iftar programında açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:
"Eğer sorunlara çözüm üretebiliyorsak işte o zaman vazifemizi yerine getiriyor, bulunduğumuz makamın hakkını verebiliyoruz demektir. 23 yıldır bunu yaptık. Burada şunun da altını çizerek belirtmek istetim, 86 milyonun emanetini taşıyan bir kadro olarak rehavet içine girme lüksümüz yok.
Daha fazla kalbe dokunmaya devam edeceğiz. Daha çok insanımızın elini tutmaya devam edeceğiz. 86 milyonu muhabbetle kucaklamayı sürdüreceğiz. Son gününe kadar inşallah Ramazan-ı Şerifi bu şekilde değerlendirmenin mücadelesi içinde olacağız.
Bölgemiz sorunlarla, gerilimlerle, ardı arkası krizlerle boğuşuyor. Tüm bunlara Cumartesi bir de İran'a yönelik uluslararası hukuku açıkça ihlal eden saldırılar eklendi. Aralarında İran dini lideri Ali Hamaney'in yanısıra sivil ve askeri yetkililerle masum çocukların olduğu çok sayıda İranlı kardeşimiz hayatını kaybetti.
Merhum Hamaney başta olmak üzere İranlı kardeşlerimize rahmet, İran halkına ülkem ve milletim adına başsağlığı diliyorum. Komşuları ve kardeşleri olarak İran halkının acısını paylaşıyoruz. Burada da çatışmaların tüm yükünü, hiçbir günahı olmayan sivillerin ve masum sabilerin çektiği acıyı görmekten büyük üzüntü duyuyoruz.
Türkiye olarak ilk günden gayret gösterdik. Tansiyonun tırmanmaması için bölgedeki dost ve kardeş ülkelerle elimizden geleni yaptık. Müzakere masasından umut edilen netice çıkmadı. İsrail'in de tahrikleriyle anlaşmazlık b üyüyerek sıcak çatışmaya dönüştü. Karşılıklı misillemelerden Körfez'deki kardeşlerimiz de olumsuz etkilendi.
Cumartesi'den bu yana sayın Trump, Katar Emiri, Kuveyt Emeri, BAE Başkanı, Suudi Arabistan Başkanı ve Veliaht Prens, AB Komisyon Başkanı, Almanya Şansölyesi, NATO Genel Sekreteri gibi birçok liderle kapsamlı görüşmelerimiz oldu.
Bu görüşmelerde savaşı durdurmak için neler yapabileceğimizi ele aldık. Ateşkes tesis edene, sükunet hakim olana kadar her düzeyde temaslarımızı yoğunlaştıracağız. Millet olarak kendimiz için istediğimizi komşumuz için de isteriz. Tarihimizin hiçbir döneminde komşularımızın evindeki yangınlara bigana kalmadık.
İlke, onurlu, insan hayatını merkeze alan barışçıl politika izledik. 23 yıldır bölgesel barış ve istikrar için nasıl samimiyetle yola çıktığımızı uluslararası siyaseti nasıl takip eden politika güttüğümüzü herkes biliyor. Yürüttüğümüz çabaların haklılığı çok daha iyi anlaşılıyor. Biz sulhün tarafındayız. Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz. Şu mubarek Ramazan-ı Şerif'te yanıbaşımızda çatışma, savaş, gerilim, katliam görmek istemiyoruz.
İran'ı hedef alan gayri hukuki saldırılarla bütün ilgili tutumumuz bu yöndedir. İran bizim komşumuzdur. Sulhu salah içinde olduğumuz İran halkı da bölgedeki diğer halklar gibi bizim kardeşimizdir. Asırlardır yanyana barış içinde yaşadık. Nice asırlar boyunca İranlı kardeşlerimizle yan yana yaşayacağız.
Önceliğimiz ateşkesin sağlanması ve diyalog kapısının açılmasıdır. Şayet gerekli müdahalede bulunulmazsa çatışma sürecinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından ciddi neticeleri olacaktır. Ekonomik ve jeo politik belirsizlikleri ise kimse taşıyamaz. Yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi gerekiyor."