Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırma kapsamında Svalbard’ın orta kesimindeki buzullardan beslenen nehirlerden 148 su örneği toplandı. Sonuçlar, buzulların altında uzun süredir kapalı kalan metanın eriyen sularla birlikte nehir sistemlerine taşındığını ortaya koydu.

METANIN KAYNAĞI BUZULLARIN ALTINDA

Araştırmacılar başlangıçta metanın buzun altındaki mikroorganizmalar tarafından üretilmiş olabileceğini değerlendirdi. Ancak örneklerin kimyasal yapısı incelendiğinde farklı bir tablo ortaya çıktı. Metanın büyük bölümünün, buzulların altında bulunan ve organik madde açısından zengin eski kaya katmanlarından geldiği belirlendi.

Buzulların yüzeyinde oluşan erime suları çatlaklardan aşağıya doğru ilerleyerek tabandaki kayalara ulaşıyor. Su, milyonlarca yılda kayaların içinde oluşan metanı alarak buzulun dışına taşıyor ve nehirlerle birlikte açık havaya çıkarıyor. Özellikle şeyl (Killi Yapraktaşı) bakımından zengin kaya katmanlarının bulunduğu bölgelerde metan miktarının daha yüksek olduğu görüldü.

Metan gazı, doğal gazın ana bileşenlerinden biri olarak ısınma ve elektrik üretiminde kullanılan önemli bir enerji kaynağı. Ancak atmosfere karıştığında güçlü bir sera gazına dönüşüyor ve küresel ısınmayı artırıyor. Bu nedenle buzulların erimesiyle ne kadar metan gazının açığa çıktığı yakından takip ediliyor.

Kaynak olarak ekle

Ölçümlerde buzul çıkışlarındaki metan yoğunluğu litre başına 9 ile 1.700 nanomol arasında değişti. Ortalama değer 244 nanomol olarak hesaplanırken, en yüksek ölçümlerde sudaki metan miktarı atmosferle doğal dengede olması beklenen seviyenin 425 katına ulaştı.

YILDA YÜZLERCE TON TAŞINABİLİR

Araştırmacılar elde edilen verileri Svalbard genelindeki karada sonlanan buzullara uyarladığında, eriyen suların yılda yaklaşık 182 ila 368 ton metanı buzulların altından dışarı taşıyabileceğini hesapladı. Nehirlerdeki metanın bir bölümü su akarken atmosfere karışıyor.

Asıl dikkat çeken nokta ise buzulların erimesiyle bu sürecin nasıl değişeceği. Daha fazla erime suyu buzul tabanına ulaştığında, suyun metan içeren kaya ve tortularla teması artabiliyor. Bu da bazı bölgelerde buzulların altından daha fazla metanın taşınmasına yol açabilir. Ancak araştırmacılar her buzulun aynı şekilde davranmayacağını, tabandaki kaya yapısı ve buzun sıcaklığının belirleyici olduğunu vurguluyor.

Çalışmada tespit edilen miktarların insan faaliyetlerinden kaynaklanan küresel metan salımının yanında küçük kaldığı belirtiliyor. Buna rağmen benzer kaya yapılarının bulunduğu Arktik’in diğer bölgeleri, Himalayalar ve Antarktika’da da buzulların altında aynı mekanizmanın bulunabileceği değerlendiriliyor.