NASUH Mahruki’nin çıkmadığı zirve kalmadı. Yalnız dağlara çıkmakla kalmadı, kurduğu Arama ve Kurtarma Timleri (AKUT) depremde, her türlü felakette vatandaşın yanında oldu. 58 yaşındaki Nasuh Mahruki, perşembe günü Güney Afrika’dan eşi ve iki çocuğuyla saat 06.00 civarında İstanbul’a geldi ve evinden gözaltına alındı.
TUTUKLAMA HAKSIZ
Nasuh Mahruki’nin avukatı Şehmus Tekik şunları söyledi: “Nasuh Mahruki ifadesinde 15 Temmuz darbe girişiminin ABD tarafından planlandığını düşündüğünü, bu olayın başkanlık sistemine geçiş sürecine zemin hazırladığını, darbe hazırlığına ilişkin önceden istihbarat alınarak gerekli tedbirler alınabilseydi çok sayıda vatandaşın hayatını kaybetmeyeceğini ifade etti. Hiçbir şekilde ‘15 Temmuz bir tiyatroydu’ şeklinde bir söylem kullanmadı. Soruşturma makamınca müvekkilimin kullanmadığı bir ifadeyi ima ettiği yönünde değerlendirme yapılarak tutuklamaya sevk edildi. Silivri Cezaevine gönderildi.”
HEDEF GÖSTERİLDİ
Nasuh Mahruki’nin tutuklanmasından sonra yapılan paylaşımlar aileyi üzdü. Nasuh Mahruki, şunları söyledi:
“Soyadımdan hareketle Ermeni veya Yahudi kökenli olduğuma ilişkin hedef gösterici paylaşımlar yapılıyor. Ben, Osmanlı Devleti’nin şehit Kaptan-ı Deryası Nasuhzade Ali Paşa’nın torunuyum. Osmanlı mirasına mensubum. Milli Güvenlik Akademisi’nden mezunum. Hiçbir siyasi partiyle organik bağım yok. Tek bağlılığım Türk milletine ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerinedir. Yaşamını daima bu ülkeye ve insanına hizmet etmeye adadım"
MAHRUKİ SOYADININ ARDINDANKİ ACI MİRAS
NASUH Mahruki’nin soyadı, Osmanlı döneminde II. Mahmut’un Kaptan-ı Deryası olan büyük büyük dedesi Nasuhzade Ali Paşa’dan geliyor. 1822 yılında Sakız Adası’ndaki isyanı bastıran Ali Paşa, bir Yunan denizcinin amiral gemisine yaptığı bombalı saldırı sonucunda askerleriyle birlikte yanarak şehit düştü. Arapça “yanık”, “yanmış” anlamındaki “mahruk” kelimesi, ailenin lakabı olarak kullanıldı. Soyadı kanunu ile “Mahruki” soyadına dönüştü.