Bir günde iki soruşturma haberi birden geldi.
Biri İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, diğeri de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatıldı.

İLK SORUŞTURMA SERA KADIGİL'E
İlk soruşturmanın başlatıldığı isim, Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Saliha Sera Kadıgil oldu
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Kadıgil hakkında "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "tehdit" suçlamalarıyla soruşturma başlatıldığını bildirdi.
Savcılık soruşturmanın Kadıgil'in önceki gün partisinin İzmir'de düzenlediği mitingde yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik ifadeleri nedeniyle başlatıldığını bildirdi.

SERA KADIGİL İZMİR'DE NE DEMİŞTİ?
Kadıgil; TİP İzmir Halk Buluşması'ndaki konuşmasında, "Tayyip Erdoğan'dan kurtulmak en büyük ve en birinci önceliğimiz ve and olsun kurtulacağız, söz olsun kurtulacağız bundan da şüpheniz olmasın" ifadelerini kullanmıştı.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AKP'ye geçeceği iddialarına ilişkin de konuşan Kadıgil, "Umut ediyoruz ki AKP'ye geçmek gibi bir haysiyetsizliği kendine yedirecek bir suçu yoktur" demişti.

İKİNCİ SORUŞTURMA ERTUĞRUL ÖZKÖK'E
İkinci soruşturma da gazeteci Ertuğrul Özkök'e başlatıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Özkök hakkında "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla soruşturma başlattı.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada soruşturmanın Ertuğrul Özkök'ün katıldığı bir programdaki ifadeleri nedeniyle başlatıldığı bildirildi.
Gazeteci Ertuğrul Özkök'ün bugün (2 Ağustos) saat 10.15’te İstanbul Havalimanı’ndan yurt dışına çıkış yaptığı öğrenildi.
Ayrıca Özkök hakkında herhangi bir gözaltı kararı bulunmadığı da edinilen bilgiler arasında.

ÖZKÖK PROGRAMDA NE DEMİŞTİ?
Özkök, gazeteci Bahar Feyzan'ın Youtube kanalında katıldığı programda, Türkiye'deki siyasi yapı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştu.
Özkök, konuşmasında İspanya'daki Franco dönemine atıfta bulunarak, siyasi rejimlerin liderler üzerinden şekillenmesine ilişkin görüşlerini dile getirmişti.
Özkök, programda şu ifadeleri kullanmıştı:
"Bu dönemler geçecek. Ben İspanya'da bir öğrenci olarak İspanya'da Franco rejiminin nasıl çöktüğüne tanık oldum gözlerimle. Bir gecede gitti 30 yıllık Franco diktatörlüğü. Öldüğü gece İspanya'da rejim değişti ya, öldüğü gece!
Bu tür rejimlerin böyle bu şekilde devam edeceğini kimse düşünmesin, devam etmez. Bugünkü rejim Türkiye'de Tayyip Erdoğan'ın kişiliği üzerine dizayn edilmiş ve onun kişiliği ile geçerli bir rejim. Bu rejimi Türkiye'de böyle taşıyacak başka ikinci bir insan yok ve uzun süre de olamaz zaten.
Şimdi böyle bir durum olduğu zaman herkes sadece bugüne değil... Neticede Cumhurbaşkanımız da 72 yaşında. Şimdi 72 yaş, daha gider ama neticede yaşlar bir gün bitiyor. Yani ben yaşıyorum bunu, bitiyor yaşlar.
Şimdi o nedenle biraz herkesin şapkayı önüne koyup düşünmesi lazım. Yani ben şunu düşünüyorum: Türkiye'de şu anda adalet daha iyi çalışsa, insan hakları, liyakat daha iyi çalışsa, medya özgürlükleri daha iyi olsa emin ol Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçilme şansı çok daha büyük olurdu."