Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in ifadesine başvurdu. 78 sorudan oluşan kapsamlı sorguda, dosyada uzun süredir tartışılan kritik iddialar detaylı biçimde gündeme getirildi.
ÇOK SAYIDA BAŞLIK ELE ALINDI
Sorguda; dijital veriler, baz kayıtları, güvenlik kamerası görüntüleri, hastane kayıtları, para transferleri ve olayla bağlantılı olduğu öne sürülen kişilerle ilgili çok sayıda başlık ele alındı. İfade tutanağına göre, Sonel’e ailesi, yakın çevresi, oğlu Mustafa Türkay Sonel ile koruma polisi Şükrü Eroğlu başta olmak üzere dosyada adı geçen kişilerle ilgili ayrıntılı sorular yöneltildi.
SIM KART RESMİ PROSEDÜRLER DIŞINDA İNCELENDİ
Soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri, Gülistan Doku’ya ait sim kartın resmi adli birimler yerine Ankara’daki bir kişiye gönderilmesi oldu. Savcılık, söz konusu materyalin neden resmi prosedürler dışında incelendiğini sorguladı. Sonel, SIM kartı kendisinin gönderttiğini kabul ederken amacını, “kayıp kıza ulaşmak”, “son sinyali tespit etmek” ve “bir an önce sonuç almak” olarak açıkladı.
‘İLİŞKİMİZ SADECE GÖREV ÇERÇEVESİNDE’
Dosyada ayrıca sim kartın kayıtlı bir adli teslim zinciri olmaksızın taşındığı iddiası da gündeme geldi. Bu süreçle ilgili detaylı sorular yöneltilen Sonel, sevk yöntemine ilişkin bilgi sahibi olmadığını belirtti.
Sorguda öne çıkan bir diğer konu ise koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun rolü oldu. Tanık beyanlarında adı sıkça geçen Eroğlu’nun, olay sürecindeki etkisi ve yetki alanı kapsamlı şekilde soruldu. Sonel ise Eroğlu ile ilişkisinin yalnızca görev çerçevesinde olduğunu ifade etti.
MALİ HAREKETLER DE İNCELENDİ
Mali hareketler de inceleme konusu oldu. Soruşturma kapsamında, bazı para transferlerinin Şükrü Eroğlu üzerinden gerçekleştirildiği iddiaları gündeme getirildi. Sonel, söz konusu ödemelerin kişisel yardım ve destek amaçlı olduğunu söyledi.
Güvenlik kamerası kayıtlarıyla ilgili iddialar da sorguda yer aldı. Bazı kamera sistemlerinin değiştirildiği ve kayıtların eksik olduğu yönündeki iddialar sorulan Sonel, bu konunun emniyet birimlerinin sorumluluğunda olduğunu belirtti. Ayrıca teknik incelemelerde ortaya çıkan çelişkiler de ifade sırasında gündeme taşındı.
‘HERHANGİ BİR BİLGİM YOK’
Hastane kayıtlarına ilişkin iddialar da soruşturma dosyasında yer aldı. Gülistan Doku’ya ait olduğu öne sürülen bir giriş kaydının sistemlerde bulunamaması ve silinmiş olabileceği yönündeki değerlendirmeler Sonel’e soruldu. Sonel, bu konuda herhangi bir bilgisi olmadığını ifade etti.
Sorguda, Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel hakkında ortaya atılan iddialar da detaylı şekilde ele alındı. İddiaların tamamını reddeden Tuncay Sonel, bu beyanların asılsız olduğunu savundu.
Dosyada ayrıca, olay sonrası bulunan bir kadın cesediyle ilgili süreç de gündeme geldi. Sonel, olay yerine gittiğini ancak cesedin kayıp öğrenciye ait olmadığı yönünde genel bir kanaat oluştuğunu söyledi.
SUÇLAMALARI REDDETTİ
Soruşturma kapsamında, olayın intihar olabileceği yönündeki değerlendirmeler de tartışıldı. Tanık beyanlarında yer alan bu iddialar Sonel’e sorulurken, kendisi bu yöndeki ifadeleri kabul etmedi.
Gizli tanık beyanları doğrultusunda ileri sürülen ağır iddialar da sorgunun önemli başlıkları arasında yer aldı. Bu iddiaları reddeden Sonel, suçlamaları kabul etmedi.
NORMAL KULLANIM ÇERÇEVESİNDE TEMİZLENMİŞ
Sonel’e ayrıca belirli bir aracın olay sonrası temizlendiği ve delil yok edildiği iddiaları da soruldu. Sonel, söz konusu aracın normal kullanım çerçevesinde temizlenmiş olabileceğini belirtti.
İfade sürecinin sonunda Sonel’in avukatı, dosyanın görev suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ve yetkili merciin farklı olduğunu savundu.