Akıllı telefonların evden çıkıldığında arka planda yürüttüğü kablosuz ağ arama süreçleri, kullanıcı verilerini ve bağlantı güvenliğini riske atıyor. Güvenlik araştırmacıları, Wi-Fi özelliği açık bırakılan cihazların sürekli sinyal yayınlayarak ciddi bir güvenlik açığı oluşturduğunu bildirdi.
OTOMATİK ARAMA ÖZELLİĞİ TAKİP RİSKİ YARATIYOR
Cihazlar, kapsama alanı dışında olsalar dahi önceden bağlandıkları ağları tespit edebilmek adına "prob isteği" (probe request) olarak adlandırılan sinyaller yayınlamaya devam ediyor. Araştırmacılar, bu durumun cihaz sahibinin konum geçmişini ve dijital kimliğini açık hale getiren bir "maruz kalma penceresi" yarattığını belirtti. Söz konusu sinyaller, temel siber güvenlik araçlarıyla kolayca yakalanabiliyor.
VERİ TOPLAMA İŞLEMİ ONAYSIZ BAŞLIYOR
Halka açık 67 Wi-Fi erişim noktası üzerinde yapılan hakemli bir araştırmaya göre, kullanıcılar henüz kullanım şartlarını onaylamadan önce veri toplama süreçleri başlatılıyor.
Karşılama ekranlarına yerleştirilen bazı çerezlerin 20 yıla kadar kalıcı olduğu ve oturumlar arası uzun süreli takibe imkan tanıdığı tespit edildi. Cihaz ve kullanıcı verilerinin şifrelenmemiş HTTP protokolü üzerinden aktarıldığı, bunun da veri dinleme (interception) riskini artırdığı gözlendi.
Lecture Notes in Electrical Engineering dergisinde yayımlanan 2023 tarihli bir çalışmada; Wireshark, Nmap ve Atheros tabanlı adaptörler gibi ücretsiz araçlarla açık ağlardaki trafiğin kolayca izlenebildiği ve manipüle edilebildiği belgelendi.
19 SANİYE SÜRÜYOR
2024 yılında yayımlanan bir diğer çalışma, Wi-Fi şifreleme protokollerindeki paket boyutu yan kanallarına dayalı güvenlik zafiyetini ortaya koydu. Şifreli TCP yanıt paketlerinin boyutlarını analiz eden saldırganların, şifre çözme anahtarlarına ihtiyaç duymadan bağlantıları ele geçirebildiği kanıtlandı.
80 farklı halka açık Wi-Fi ortamında yapılan testlerde, 75 bağlantı başarıyla ele geçirildi. Piyasadaki önde gelen 30 farklı yönlendirici (router) modeli üzerinde yapılan incelemelerde ise hiçbir cihazın bu saldırıyı engelleyemediği saptandı.
Kontrollü laboratuvar ortamında yapılan deneylerde, bir SSH oturumunun 19 saniyede sonlandırılabildiği, şifreli web trafiğine veri enjeksiyonunun ise 30 saniyenin altında gerçekleştiği bildirildi.
PRATİKLİK GEREKÇESİYLE AĞLARA BAĞLANILIYOR
Computer Communications dergisinde 2023 yılında yayımlanan araştırmaya göre, kullanıcıların önemli bir kısmı riskleri bilmesine rağmen pratiklik gerekçesiyle güvensiz ağlara bağlanmayı sürdürüyor.
Bu durum, bilinen ağ adlarını (SSID) taklit eden "evil twin" (sahte ikiz) erişim noktalarının etkinliğini artırıyor. Cihazların kayıtlı ağlara otomatik bağlanma özelliği nedeniyle akıllı telefonlar, kullanıcı haberi olmadan sahte ağlara katılabiliyor.
UZMANLARDAN UYARI GELDİ
Akıllı telefonların bankacılık, biyometrik veri ve kurumsal erişim bilgileri taşıdığına dikkat çeken güvenlik uzmanları, riskleri azaltmak adına şu adımların atılmasını tavsiye ediyor:
- Güvenli alanlardan ayrılırken Wi-Fi özelliğinin kapatılması, cihazın dışarıya sinyal yayınlamasını engelliyor.
- Cihaz ayarlarından kayıtlı ağlara otomatik bağlanma seçeneğinin devre dışı bırakılması gerekiyor.
- Hassas işlemlerde doğrudan mobil veri kullanımı veya güvenilir bir VPN servisinden yararlanılması öneriliyor.
- Cihaz yazılımlarının güncel tutulması, bilinen güvenlik açıklarına karşı temel koruma sağlıyor.