New Jersey eyaletinin Short Hills bölgesinde yaşayan Arjun Jain, babası ve dedesiyle geliştirdiği sistem sayesinde toplam 1.588 kilogramı aşkın sebze üretti. Genç öğrenci, yetiştirdiği ürünlerin bir bölümünü satarken ihtiyaç fazlasını da dar gelirli ailelere ulaştırmaya başladı.

EVDE BAŞLADIĞI DENEME BÜYÜK BİR PROJEYE DÖNÜŞTÜ

Arjun Jain'in tarımla ilgilenmesi, 2020 yılında koronavirüs salgını nedeniyle evde geçirdiği dönemde başladı. Dedesiyle sağlıklı gıdaya erişim üzerine yaptığı sohbetlerin ardından kendi sebzelerini yetiştirmeye karar veren Jain, babasının yardımıyla ilk düzeneğini hazırladı. Başlangıçta birkaç bitki yetiştirmek amacıyla kurulan sistem, elde edilen başarılı sonuçlarla birlikte giderek genişletildi.

HydroBlossom adını verdiği projede hidroponik tarım yöntemini kullanan genç, bitkileri geleneksel tarımdan farklı olarak toprak olmadan yetiştiriyor. Köklerin ihtiyaç duyduğu mineraller suya karıştırılarak verilirken pompalar sayesinde suyun sistem içerisinde yeniden dolaşması sağlanıyor. Böylece bitkilerin gelişimi kontrol altında tutulurken su tüketiminin azaltılması da hedefleniyor.

Özellikle domates ve biber üretimine ağırlık veren Jain, zamanla hasat miktarını artırarak ürünlerini komşularına ve yerel işletmelere satmaya başladı. Satışlardan elde ettiği geliri ise sistemin geliştirilmesi ve yeni yetiştirme alanlarının oluşturulması için kullandı.

Kaynak olarak ekle

1,5 TONU AŞAN ÜRETİM ÖDÜL GETİRDİ

Genç öğrencinin projesi yalnızca ticari bir girişim olarak kalmadı. Jain, ürettiği sebzelerin ihtiyaç fazlasını değerlendirmek amacıyla beş yerel kuruluşla iş birliği yaparak taze ürünlerin gıdaya erişimde güçlük yaşayan ailelere ulaştırılmasını sağladı.

Yıllar içerisinde toplam 1.588 kilogramı aşan sebze üretimi gerçekleştiren Jain'in çalışması, çevre alanında faaliyet gösteren Action for Nature kuruluşunun da dikkatini çekti. Genç öğrenci, 2026 Uluslararası Genç Çevre Kahramanları Ödülleri'nde üçüncülüğe layık görüldü.

Evde küçük bir denemeyle başlayan HydroBlossom projesi, topraksız tarım yöntemlerinin bireysel ölçekte de uygulanabileceğini ortaya koyarken üretilen sebzelerin ihtiyaç sahipleriyle paylaşılması sayesinde sosyal bir girişime dönüştü.