Bingöl’ün Adaklı ilçesinde yaşayan Engin ve Aydın Tüz kardeşler, AB tarafından tescillenen Bingöl balını özüne uygun şekilde üretmek için 26 yıldır arılarıyla birlikte yaylalardan yaylalara göç ediyor. Baba mesleği arıcılığı devam ettiren iki kardeş, yılın yaklaşık yarısını ailelerinden uzakta geçirerek doğal bal üretimi için zorlu bir yolculukta geçiriyor.

Kış aylarında arılarını Adana ve Mersin’e götüren Tüz kardeşler, ilkbaharla birlikte Bingöl’e dönüyor.

ARILARI DA ALARAK YAYLAYA GİDİYORLAR

Mayıs ayının sonlarına doğru kovanlarını Adaklı çevresindeki zengin floraya sahip bölgelere taşıyan kardeşler, haziran ayından itibaren rotayı yüksek rakımlı yaylalara çeviriyor. Arılarını doğal nektar ve polen kaynaklarının bol olduğu alanlara götüren Tüz kardeşler, bu sayede Bingöl balının kendine özgü özelliklerini koruyarak üretim yapıyor.

Mercan Yaylası’nda hasat dönemine giren kardeşler, günün büyük bölümünü kovanlarının başında geçiriyor.

"ŞÜKÜR KI HASAT BU SENE İYİ"

Engin Tüz yaptığı açıklamada, hayatını baba mesleği arıcılığa adadığını belirtti. Bu yıl yağışların beklenenin üzerinde gerçekleşmesinin bitki örtüsünü olumlu etkilediğini ifade eden Tüz, "Kışın arılarımızı Adana ve Mersin tarafına götürüyoruz. Mayıs ayının sonunda ise Adaklı'ya getiriyoruz. Haziran ayından sonra arıları dağlara, Adaklı'daki yaylalara götürüyoruz. Şu anda hasat zamanı. Şükürler olsun, hasat bu sene iyi. Hasat dönemi herkese hayırlı, uğurlu olsun" dedi.

BABA MESLEĞİ GELECEK KUŞAĞA AKTARILIYOR

Aydın Tüz ise arıcılığın büyük emek ve sabır isteyen bir meslek olduğunu söyledi. Üretimi en doğru şekilde yapmak için çalıştıklarını belirten Tüz, uzun süren hazırlıkların ardından hasat dönemine ulaştıklarını anlattı.

Kaynak olarak ekle

Bingöl balının tescillenmesinin ardından ürüne yönelik ilginin ve satışların arttığını dile getiren Tüz, "Balımızı hayırlısıyla almaya başladık. Balımız organik baldır. Yılda bir defa bal alıyoruz. En doğal balı üretmek için çalışıyoruz. Hem hakiki karakovan hem de petek balımız var. Arıcılığı nesilden nesile sürdürüyoruz. Oğlum Veysel'e de arıcılığı öğretiyorum. Babamızdan bize kaldı, biz de çocuklarımıza öğretiyoruz." diye konuştu.