ABD merkezli Bloomberg’in ardından İngiliz ekonomi gazetesi Financial Times (FT) da Türkiye’nin altın rezervlerindeki hareketliliği gündemine taşıdı.
TCMB'NİN SATIŞI KÜRESEL ALTIN FİYATLARINI ETKİLEDİ
Financial Times'ın bugünkü (8 Nisan) haberine göre, TCMB'nin 27 Şubat ile 27 Mart tarihleri arasında gerçekleştirdiği altın satışları ve swap (takas) işlemlerinin toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaştı. Bu devasa hamlenin, küresel altın fiyatlarında 2008 yılından bu yana görülen en keskin aylık düşüşü tetiklediği belirtiliyor.
MARTTA 52 TONLUK ALTIN SATILDI
Danışmanlık şirketi Metals Focus’un verilerine dayandırılan haberde, TCMB’nin Şubat sonundan Mart sonuna kadar olan bir aylık süreçte 52 ton altın sattığı ifade edildi. Bu satışlarla birlikte Türkiye’nin net altın rezervleri 440 tona gerileyerek son iki yılın en düşük seviyesine indi. Bloomberg ise daha önceki raporlarında, savaşın başlamasını takip eden iki haftalık süreçte yaklaşık 60 tonluk bir elden çıkarma yaşandığına dikkat çekmişti.
Metals Focus analistleri, bu durumun bir tercihten ziyade likidite zorunluluğu olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:
"Merkez Bankası, rezervlerinin yüzde 60 ila 70’ini altın olarak tutuyordu. Bölgesel gerilim ve ekonomik baskılar altında ihtiyaç duyduğu dolar likiditesini sağlamak için bu rezervlerin bir kısmını satmak ya da swap işlemine konu etmek zorunda kaldı."
NET REZERVLERDE SERT KAYIP: 46 MİLYAR DOLARA GERİLEDİ
Haberde yer alan dikkat çekici bir diğer veri ise Türkiye’nin net uluslararası rezervlerindeki erime oldu. İran savaşının başladığı 28 Şubat tarihinden bu yana net rezervlerin neredeyse yarı yarıya azaldığı öne sürüldü. Yapılan hesaplamalara göre, net rezervler 46 milyar dolara (yaklaşık 2 trilyon 49 milyar lira) kadar gerilemiş durumda.
LİRA SAVUNMASI
TCMB’nin altın piyasasına sunduğu yaklaşık 79 tonluk swap hacmi, piyasadaki arzı artırarak ons fiyatı üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturdu. Uzmanlar, Türkiye’nin bu hamlesinin enflasyonla mücadele ve kur istikrarını sağlama stratejisinin bir parçası olduğunu belirtiyor.
Ekonomist Mahfi Eğilmez’in analizlerine de atıfta bulunulan haberde, altın fiyatlarındaki düşüşün sadece küresel arz-talep dengesiyle değil, doğrudan merkez bankalarının likidite yönetimiyle şekillendiği görülüyor. Özellikle Türkiye gibi büyük altın rezervine sahip aktörlerin satış tarafına geçmesi, değerli metalin "güvenli liman" özelliğinin kısa vadeli nakit ihtiyaçları gölgesinde kaldığını kanıtlıyor.