Düzce Üniversitesi Fındık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Şemsettin Kulaç, fındıkta hasat sonrası sürecin en önemli aşamalarından biri olan kurutma işleminin doğru yapılmasının ürünün kalitesi ve dayanıklılığı açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Kulaç, özellikle nem oranının uygun seviyeye indirilmesinin fındığın raf ömrünü doğrudan etkilediğini söyledi.
DOĞRU KURUTMA KALİTEYİ KORUYOR
Kulaç, yıl boyunca emek verilerek yetiştirilen fındığın hasat sonrasında uygun koşullarda kurutulması gerektiğini belirterek, yanlış uygulamaların ürünün kalitesini, lezzetini ve ekonomik değerini olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.
Yeni toplanan fındığın yaklaşık yüzde 40 oranında nem içerdiğini aktaran Kulaç, bu oranın yüzde 10'un altına çekilmesi gerektiğini vurguladı. Kurutma sırasında fındığın toprak ve çimen gibi doğrudan nem alabileceği yüzeylerle temas etmemesi gerektiğini belirten Kulaç, ürünün branda üzerinde ve güneşten yararlanılarak kurutulmasını önerdi.
Kulaç, fındıkta ideal nem seviyesine ilişkin, "Kurutma işleminde nem oranı yüzde 10'un altına düşmeli. Tam kurutma için ideal oran yüzde 6'dır. Bu oran sağlandığında fındığın raf ömrü, saklama ve depolama süresi uzar" dedi.

NEMLİ FINDIKTA KÜF RİSKİ
Yeterince kurutulmayan fındığın nemli kalması nedeniyle küf oluşumu ve aflatoksin riskinin arttığına dikkat çeken Kulaç, bu durumun hem ürünün tadını hem de sağlık açısından güvenilirliğini etkilediğini belirtti.
Kulaç, aflatoksin bulaşmış fındığın acımsı bir tada sahip olabileceğini belirterek, "İyi kurutulmamış nemli fındığa küf dediğimiz aflatoksin bulaşımı oluyor. Sağlık açısından çok zararlı olan bu küflenmede fındık, acımsı tat verir. Asla yenmemesi ve ağza bulaştığında hemen çıkarılması gerekir. Bu fındık tüketilirse karaciğer yetmezliği yapabilir hatta kalbe bile zarar verebiliyor. Aflatoksinli fındık sağlık açısından çok zararlı, asla yememeli. Mahsul çok güzel kurutulmalıdır" ifadelerini kullandı.
KÖYLERDE SİLOLU KURUTMA MODELİ
Fındığın daha kontrollü koşullarda kurutulması amacıyla silo sistemleri üzerine de çalışma yürüttüklerini aktaran Kulaç, başta Şili, İtalya, Sırbistan ve Ukrayna olmak üzere farklı ülkelerdeki uygulamaları incelediklerini söyledi.
Bu ülkelerde üreticilerin hasat sonrası fındığı temizleyip silolarda kuruttuğunu belirten Kulaç, Türkiye'de de silo kurutma uygulamasının bulunduğunu ancak henüz yeterince yaygın olmadığını ifade etti.
Silo kurutmasında sıcaklığın da kritik olduğunu vurgulayan Kulaç, "Silo içinde 35-40 derecenin üstünde kurutma yapılmaması gerekiyor. Fındıkta yağlanma oluyor, bozulmalara neden oluyor. Kendi imkanlarıyla siloda fındığını kurutmaya çalışanların bu konuda dikkatli olması gerekir. Dünyadaki üreticiler fındığı siloda kurutup, yüzde 6 nem oranına getirip kasalara koyarak işlem yapan firmalara satıyor" diye konuştu.

ÜRETİCİLERE ORTAK SİLO ÇAĞRISI
Fındık Uygulama ve Araştırma Merkezinde iki kurutma silosunu devreye alarak deneme çalışmalarına başladıklarını belirten Kulaç, bu sistemin bölgede yaygınlaştırılması için çalışmaların sürdüğünü aktardı.
Yağışlı iklim nedeniyle kurutma sürecinde üreticilerin çeşitli sorunlarla karşılaşabildiğine değinen Kulaç, file yönteminin de bu açıdan önem taşıdığını söyledi.
Kulaç, köy bazında ortak silo kurulmasının üreticilere avantaj sağlayabileceğini belirterek, "Köylerde her muhtarlık kooperatifler aracılığıyla kendi silolarını kurabilir, bu manada çalışmalar yürütüyoruz. Her köy bir araya gelerek kendi silosunu kurarsa fındığını garanti altına almış olur" değerlendirmesinde bulundu.