Futbolseverlerin özellikle Avrupa'nın dev liglerinde ve uluslararası turnuvalarda sıkça şahit olduğu, oyuncuların sahaya adım atmadan saniyeler önce birbirine uzattığı o küçük beyaz şişelerin sırrı çözüldü.

Eski dönemlerde tıp dünyasında şok geçiren veya bayılan hastaları kendine getirmek için başvurulan amonyak bileşikleri, günümüz elit spor dünyasında tamamen yasal bir "uyanıklık ve odaklanma tetikleyicisi" olarak kullanılıyor.

BEYNE ANLIK ŞOK VERİYOR

Oyuncuların kokladıktan sonra yüzlerini istemsizce ekşitmesine yol açan bu keskin kokunun vücuttaki fizyolojik mekanizması şu şekilde işliyor:

Solunan yoğun amonyak gazı, burun mukozasını ve üst solunum yollarını anlık olarak tahriş ediyor. Bu ani tahriş ise insan beyninde tehlike anlarında devreye giren ilkel "savaş ya da kaç" refleksini doğrudan harekete geçiriyor.

Vücut savunma mekanizmasını çalıştırarak kana yüksek dozda adrenalin salgılıyor ve sporcunun uyuşukluk hissini saniyeler içinde yok ediyor.

NEFES KAPASİTESİ VE ODAKLANMAYI ARTIRIYOR

Amonyak tuzunun solunmasıyla başlayan biyolojik zincirleme reaksiyon, oyuncunun sahaya çıktığı ilk andan itibaren performansına doğrudan yansıyor. Kalp ritminin aniden yükselmesiyle birlikte akciğer bronşları genişliyor ve kaslara çok daha hızlı, yoğun oksijen iletimi sağlanıyor.

Kaynak olarak ekle

Santra düdüğü çaldığı andan itibaren futbolcunun çevresel görüşü keskinleşiyor, konsantrasyon kaybı önleniyor ve ilk saniyelerden itibaren üst düzey görsel odaklanma elde ediliyor.

DOKTORLARIN İLK TERCİHİ

Kulüp sağlık heyetleri tarafından maç öncesi tünelde elden ele dolaştırılan bu beyaz kapsüller, özellikle dondurucu soğuklarda oynanan karşılaşmalarda veya yoğun maç trafiği nedeniyle zihinsel tükenmişlik yaşayan futbolcuları "tamamen uyanık" bir şekilde sahaya sürmek için en pratik yöntem olarak tercih ediliyor.