Hakkında ‘yanıltıcı bilgiyi yayma’ ve ‘gizliliğin ihlali’ suçlamalarından toplam 8 yıla kadar hapis cezası istenen ve75 gündür tutuklu bulunan Birgün muhabiri İsmail Arı, bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. Arı'ya destek için gelenlerin duruşma salonuna sığmaması üzerine duruşma daha büyük bir salona taşındı.

Birgün'ün aktardığına göre, ilk kez savuma yapan Arı, "Buraya sadece kendimi savunmak için değil gazeteciliği savunmak için geldim. Cumhurbaşkanlığı tarafından verilen basın kartına sahibim. 75 gündür yatarı olmayan bir suçtan, sadece 58 satırlık bir iddianame ile cezaevindeyim. Gazetecilik faaliyetim 75 gündür engelleniyor. Kapasitenin çok üzerinde bir koğuşta 75 gündür yerde yatıyorum. Anayasada 'Basın hürdür, sansür edilemez' denmesine rağmen cezaevinde tutuluyorum" ifadelerini kullandı.

"GAZETECİLİĞE DEVAM EDECEĞİM"

Cezaevinden çıkan İsmail Arı ilk açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Hukuksuz bir şekilde 75 gün cezaevinde tutuldum. Gazetecilik yapmamı engellemek istedikleri için cezaevine atıldım. Ama bir şey değişmeyecek. Ben haksızlıklara ve hukuksuzluklara dair haber yapmaya devam edeceğim.

Bugün duruşma salonunda, defalarca haberini yaptığım bir imam da vardı. Nurgül Hanım burada, Gülsüm Hanım burada. Sesi çıkmayanların sesi olmak için gazetecilik yaptım. Onlar da sağ olsun beni yalnız bırakmadılar. Bir gazetecinin az görebileceği şekilde bir vefa gösterdiler.

Kaynak olarak ekle

Şunu da söyleyeyim: Mahkemenin bugünkü duruşmasında birçok hukuksuzluk yaşadığımı söyledim. Üç ayrı hukuksuzluğu ifade ettim. Biri çıplak arama, diğeri telefon sinyallerimin hukuksuz bir şekilde incelendiğini düşünmem, bir diğeri de hâkimlik kararı olmadan cep telefonuma el konulmasıydı. Hâkim, üçü hakkında da suç duyurusunda bulunacağını söyledi. Bu işlemlere imza atan kamu görevlileri hakkında en kısa sürede soruşturma yürütülmesini ve yargılanmalarını bekliyorum.

Ailemi çok özledim. Kısa bir süre onlarla vakit geçirip gazeteciliğe devam edeceğim.

Son olarak şunu ekleyeyim: Bu 75 gün boyunca benden çok sevgilim Dila, ailem, avukatlarım ve çalışma arkadaşlarım, BirGün’deki çalışma arkadaşlarım yoruldu. Onlara da ayrı ayrı teşekkür etmek isterim.

Cezaevinden de gazetem BirGün ile birlikte çıktım. Herkese, haber alma hakkına, gazeteciliğe sahip çıkan herkese çok teşekkür ederim.

L Tipi Cezaevi’ndeydim. Koğuşların hepsi kapasitesinin çok üzerindeydi. Benim kaldığım koğuş da öyleydi. O yüzden 75 gün boyunca birçok tutuklu gibi ben de yerde yattım. Tahliye olana kadar yerde yatıyordum.

Zaten cezaevlerinin dolu olduğu, kapasite sorununun bulunduğu daha önce defalarca haber konusu olmuştu. Bir bakıma bunu yaşayarak da görmüş oldum maalesef."

TAHLİYE EDİLDİ

Savcılık İsmail Arı'nın tutukluluğunun devamını talep etti ancak mahkeme heyeti İsmail Arı'nın tahliyesine karar verdi

Gözaltı sürecinde yaşadıklarını anlatan Arı, bayram ziyaretinde olduğu sırada Tokat'ın Turhal ilçesinde gözaltına alındığını hatırlattı. Burada bulunmasıyla ilgili "Usulsüz bir sekilde telefon baz sinyalime bakıldığını düşünüyorum" diyen Arı, mahkemenin bu konuyla ilgili suç duyurusunda bulunmasını talep etti.

Arı konuya ilişkin şunları kaydetti:

"Soruşturma dosyamda yer alan video, yayın tarihinden 65 gün sonra suçlama konusu yapıldı. Bayramın ikinci günü ziyaret için bulunduğum Turhal ilçesinde gözaltına alındım. Kolluk beni neden eşimin ailesinin evinde arıyor? Usulsüz bir sekilde telefon baz sinyalime bakıldığını düşünüyorum. Bununla ilgili mahkemenizden suç duyurusunda bulunmasını talep ediyorum. Jandarma ve polis tarafından eş zamanlı olarak bir suç örgütü liderine operasyon düzenler gibi eşimin akrabalarının evine operasyon düzenlendi."

ÇIPLAK ARAMA YAPMAK İSTEYEN POLİSLERE SUÇ DUYURUSU TALEBİ

Arı, kendisine çıplak arama yapmak isteyen Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube polisleri hakkinda da suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.