Onlar TV moderatörü ve gazeteci Şule Aydın, kimliği belirsiz bir kişinin emniyet birimlerine gönderdiği ihbar e-postası nedeniyle karakolluk oldu.
Sürecin perde arkasını Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Pehlivan köşesine taşıdı. Pehlivan’ın aktardığı bilgilere göre, süreç şu şekilde ilerledi:

14 Nisan 2025 Pazartesi’nin sabah saatleri... Kendisini “Ahmet Türkeş” diye tanıtan biri, 81 ilin Emniyet müdürlüğüne aynı e-posta mesajını attı. Konu bölümü dikkat çekiciydi: “YouTube Hakaret Dezenformasyon-Ajan şüphesi.” Aradan birkaç saat geçtikten sonra, içişleri bakan yardımcılarından Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün tüm birimlerine de aynı mesaj iletildi.
“Sayın Yetkili” diye başlıyordu e-posta ve devam ediyordu: “Aşağıda bilgileri verilen sosyal medya hesapları ve özellikle YouTube kanalı üzerinden yayın yapan Şule AYDIN isimli şahsın, uzun süredir sistematik şekilde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, cumhurbaşkanımızı, yargı mensuplarını ve Emniyet güçlerini hedef alan aşağılayıcı, alaycı, küçümseyici ve provokatif ifadeler kullandığı tespit edilmiştir.”
“İhbarcı” vatandaş hemen ardından taleplerini sıralıyor ve cumhurbaşkanına hakaret, devletin kurumlarını aşağılama, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ile casusluk suçlarından Şule Aydın hakkında işlem başlatılmasını istiyordu.
Bitiyor muydu? Hayır. Şule’nin YouTube’daki “Tımarhane” serisinin “suç örgütü faaliyeti” kapsamında değerlendirilmesini istiyor, karapara aklama suçundan da ayrı soruşturma açılmasını talep ediyordu.
Bitiyor muydu? Hayır. “İhbarcı” vatandaş, Şule’nin tüm sosyal medya hesaplarının Emniyet Genel Müdürlüğü, Terörle Mücadele Daire Başkanlığı, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve olmazsa olmaz Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından koordineli şekilde incelenmesini de istiyordu.
Bitiyor muydu? Hayır. Şule’nin sosyal medya hesaplarının “ivedilikle” kapatılmasını da arzulayan “ihbarcı” vatandaş, asıl sözünü sona saklıyordu. “Ajan Faaliyetleri” adlı ayrı bir başlık açılan e-posta mesajında, Şule’nin “ulusal birlik ve kamu düzenine yönelik kasıtlı bir psikolojik harp faaliyeti yaptığından” şüphelenen kişi, gazeteci arkadaşımızın “temas halinde” olduğunu düşündüğü örgütleri ve istihbarat teşkilatlarını da yazmayı ihmal etmiyordu:
“Özellikle CIA, MOSSAD, MI6, DGSE, BND, PKK, FETÖ, DHKP-C, FETÖ ve benzeri düşmanca yapıların Türkiye’deki medya uzantılarıyla doğrudan ya da dolaylı temas içerisinde planlanıyor olma ihtimali güçlüdür.”

AKLA ZARAR SUÇLAMALAR