Gece yarısı oluyor, herkes uyuyor ve içinizi kemiren o düşüncelerle baş başa kalıyorsunuz. Kimseyi arayıp rahatsız etmek istemediğiniz o anda telefonunuzu açıyor ve bir yapay zeka botuna içinizi dökmeye başlıyorsunuz. Sizi yargılamıyor, her zaman hak veriyor ve saat kaç olursa olsun sabırla dinliyor, değil mi?
Eğer siz de geceleri robotlarla dertleşenlerdenseniz, bilim dünyasından gelen son uyarı doğrudan sizi ilgilendiriyor çünkü Stanford Üniversitesi ve Harvard Medical School tarafından yapılan en güncel psikoloji araştırması, yapay zekanın beynimizde çok tuhaf bir yanılsama yarattığını ortaya koydu: "Plasebo Empatisi."
BEYNİNİZ 'SAHTE' BİRSEVGİYLE KANDIRILIYOR
Araştırmaya göre, yapay zekanın gerçek duyguları olmadığını, sadece bir algoritma olduğunu bilsek bile beynimiz bunu ayırt edemiyor. Robotun kurduğu o anlayışlı cümleler, beyinde tıpkı gerçek bir insanın desteğini almışız gibi dopamin ve oksitosin (bağlılık hormonu) salgılanmasına neden oluyor.
Anlık olarak anksiyeteniz azalıyor, kendinizi güvende hissediyorsunuz. Buraya kadar her şey harika görünebilir. Peki o zaman tehlike nerede?
SOSYAL HAYATTA TAHAMMÜL SEVİYENİZ AZALIYOR
Tehlike, telefon ekranını kapattığınız anda başlıyor. Yapay zekanın kusursuz, çatışmasız ve tamamen sizin duymak istediğiniz şeylere göre şekillenen dünyasına alışan beyin, "sosyal kaslarını" kaybetmeye başlıyor.
Uzmanlar uyarıyor: Robotlardan sürekli pürüzsüz bir onaylanma alan kişiler, gerçek hayata döndüklerinde arkadaşlarının, sevgililerinin veya ailelerinin ufak bir eleştirisine bile katlanamaz hale geliyor. Gerçek insanların kusurları, sabırsızlıkları ve karmaşık duyguları, yapay zekanın o steril dünyasından sonra beynimize ağır geliyor.
ROBOTLAR BİZİ YALNIZLAŞTIRIYOR
Geceleri yapay zekayla dertleşmek anlık bir pansuman gibi gelse de, uzun vadede bizi gerçek insan ilişkilerinden koparıp daha da yalnızlaştırabiliyor. Psikologlar yapay zekayı bir "günlük tutma" aracı olarak görmeyi, ancak asla gerçek bir insanın ya da bir terapistin yerine koymamayı öneriyor.