Yapay zekanın yükselişiyle birlikte uzun süredir tartışılan 'tekillik' (singularity) kavramı şimdiye kadar yalnızca dijital zihinlerle ilişkilendiriliyordu. Şirketin iddiasına göre bu gelişme, biyolojik bir beynin dijital ortamda birebir kopyalanması yönünde atılmış önemli bir adımı temsil ediyor.
Eon Systems araştırmacılarından Dr. Alex Wissner-Gros, iddiayı göstermek amacıyla bir video da yayımladı.
Şirketin kurucu ortaklarından olan Wissner-Gros, yetişkin bir meyve sineğinin beyninin dijital ortama aktarıldığını açıkladı. Araştırmacılara göre bu çalışma, bir simülasyondan ziyade gerçek bir biyolojik beynin dijital kopyasını temsil ediyor.
İLK ÖNCE BEYİN MODELİ OLUŞTURULDU
Eurones'in haberine göre; şirket daha önce 2024 yılında Nature dergisinde yayımlanan bir makalede, meyve sineğinin yaklaşık 125 bin nöronu ve 50 milyon sinaptik bağlantısını içeren hesaplamalı bir beyin modeli oluşturduklarını duyurmuştu.
Şimdi ise bu beyin modeli 'MuJoCo' adı verilen bir fizik simülasyonu ortamında dijital bir vücuda entegre edildi.
Paylaşılan videoda dijital bir sinek ve onun beyin bağlantıları görülüyor. Araştırmacılar videodaki sineğin insanlar tarafından hareket ettirilen bir animasyon olmadığını vurguluyor.
Buna göre ekranda görülen sinir bağlantıları, elektron mikroskobu verileriyle haritalandırılmış gerçek bir biyolojik beynin dijital kopyasına dayanıyor.
'BİZ ÖĞRETMEDİK'
Araştırmacılar, dijital sineğin nasıl yürüyeceğini öğretmediklerini veya yapay zekada sık kullanılan makine öğrenmesi ya da pekiştirmeli öğrenme yöntemlerini kullanmadıklarını belirtiyor.
Buna göre dijital sinek, biyolojik devrelerde yer alan 'doğuştan gelen bilgiyi' kullanmaya devam ediyor. Yazılım çalıştırıldığı anda dijital sineğin uyandığı ve içgüdüsel davranışlarını sürdürerek yürümeye başladığı ifade ediliyor.
BİYOLOJİK DEVRE DİNAMİKLERİ KULLANILIYOR
Ekip, daha önce yapılan çalışmaların ya vücudu olmayan beyinlere ya da beyni olmayan ve yapay zekayla hareket eden vücutlara odaklandığını belirtiyor.
DeepMind gibi şirketlerin çalışmaları genellikle pekiştirmeli öğrenmeye dayanırken, Eon Systems’in modelinin doğrudan biyolojik devre dinamiklerini kullandığı ifade ediliyor.
Daha önce 302 nöronlu C. elegans türü solucanlar üzerinde deneyler yapılmış olsa da meyve sineğinin beyni çok daha karmaşık bir yapıya sahip.
FARE BEYNİ İÇİN ÇALIŞMALARA BAŞLANDI
Eon Systems bu çalışmayı bir başlangıç olarak görerek daha büyük hedeflere yönelmeyi planlıyor.
Şirket, her sinirsel bağlantıyı haritalamak ve canlı dokudaki aktivasyon modellerini yakalamak için büyük veri setleri topluyor. Genişleme mikroskopisi ve on binlerce saatlik voltaj görüntüleme verileriyle sinir ağlarının nasıl aktive olduğu inceleniyor.
Araştırmacılar ayrıca yaklaşık 70 milyon nöron içeren fare beyninin tam dijital kopyasını oluşturmak için çalışmaların başladığını belirtiyor.
Bu sayı, meyve sineğinin beynindeki nöron sayısının yaklaşık 560 katına denk geliyor. Nihai hedef ise insan beyni ölçeğinde bir emülasyon için gerekli altyapıyı kurmak.
'BİR ANİMASYON DEĞİL'
Wissner-Gros, X platformunda yaptığı paylaşımda videoda görülen şeyin bir animasyon olmadığını vurgulayarak, bunun biyolojik bir beynin kopyasının bir vücudu hareket ettirmesi olduğunu ifade etti.
Bununla birlikte çalışma henüz hakem onayından geçmedi. Hakemli bir dergide yayımlanması durumunda bağımsız araştırmacıların da teknolojiyi inceleyerek iddiaları doğrulaması mümkün olacak.
Araştırmacılar çalışmanın yapay zekayla kıyaslandığını ancak projede bu teknolojiden de yararlanıldığını belirtiyor. 2024’te gerçekleştirilen beyin haritalama sürecinde yaklaşık 100 terabaytlık görüntü verisi analiz edildi.
Ekip, bu verilerin işlenmesinde yapay zekadan yararlanıldığını ve bu desteğin olmaması halinde araştırmanın yaklaşık 4 bin yıl sürebileceğini vurguladı. Ayrıca verilerin düzenlenmesi sürecinde dünya genelinde 280’den fazla araştırmacı da katkı sağladı.