Hayvanlar aleminin bilinenin aksine çok daha karmaşık ve sinsi stratejiler üzerine kurulu olduğu ortaya çıktı. Bilim insanları Ella Davis ve Becky Hooper’ın analizlerine göre, bazı türler çevrelerine ve avlarına karşı dürüst bir uyarıda bulunmak yerine, gerçek bir "maskeli balo" düzenleyerek hayatta kalıyor. 19. yüzyıldan beri incelenen bu taklit yeteneği, zayıf görünenin güçlüyü alt ettiği acımasız bir evrimsel hile olarak tanımlanıyor.
KOYUN POSTUNA BÜRÜNMÜŞ KURT STRATEJİSİ
Doğadaki en acımasız taktiklerden biri olan "saldırgan taklitçilik", avcının avına olabildiğince çekici ve zararsız görünmesi esasına dayanıyor. Örneğin, orkide peygamberdevesi bir çiçek yaprağını o kadar kusursuz taklit ediyor ki, böcekler hiçbir tehlike sezmeden doğrudan pençelerine konuyor. Benzer şekilde sinsi davranan dişi ateşböcekleri de farklı bir türün aşk sinyallerini kopyalayarak erkekleri bir çiftleşme randevusuna değil, kendi akşam yemeklerine davet ediyor.

Bazı canlılar aldatmacayı sadece görüntüyle sınırlı tutmayıp işitsel boyuta taşıyor. Peltek örümcekler, kendilerini korumak için tehlikeli yaban arılarının sesini taklit ederek yırtıcıları uzaklaştırıyor. Avustralya lir kuşları ise araba alarmından motorlu testere gürültüsüne kadar 200'den fazla sesi taklit edebilme yetenekleriyle doğanın en büyük "ses kayıtçıları" olarak biliniyor.
BLÖF ÜZERİNE KURULU HAYATLAR
"Sahtekar taklitçilik" olarak adlandırılan stratejide ise canlılar tamamen blöf yaparak korunuyor. Taklitçi ahtapot, saniyeler içinde form değiştirerek zehirli bir yılan veya yassı balık kılığına bürünüyor. Uzmanlar, bu aldatmacaların sadece ekosistemde yeterli sayıda "gerçek ve tehlikeli" birey olduğu sürece işe yaradığını, taklitçilerin sayısı arttığında avcıların durumu fark ederek türün sonunu getirdiği vurgulandı.