İzmir Kitap Fuarı kapsamında Kültürpark’ta düzenlenen etkinlikte söyleşi de yapıldı.
Yazar Gökmen Ulu, siyasi yaşamını SODEP, SHP, CHP ekseninde sürdürmüş olan, 1984-1993 ve 2004-2013 yılları arasında Dikili Belediye Başkanlığı yapan Özgüven’in ilham verici bir yerel devrim gerçekleştirdiğini vurguladı. Ulu, Özgüven’in, toplumcu-demokratik belediyeciliğin Türkiye’deki en etkileyicisi uygulayıcısı olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“BELEDİYELER TİCARETHANE DEĞİLDİR”
“Halk ekmek fabrikası kurarak en ucuz ekmeği sundu. Sosyal yardım paketlerini insan onurunu zedelemeden ve reklam malzemesi yapmadan ulaştırdı ihtiyaç sahiplerine. Barınmahakkı kapsamında yaklaşık 400 aileye arsa dağıttı, kooperatif modeliyle 700 aileyi ev sahibi yaptı. Temiz enerji jeotermali evlere taşıdı, aile tarımı yapanlara termal kaynak sağladı. Engellilerin her şeyiyle ilgilendi, mesela Engelsiz Taksi uygulaması başlattı. Ücretsizdi. İlçesinde hastane yokken belediye sağlık merkezi kurdu, bedavaydı. Şehir içi ulaşım bedavaydı. Sanata erişim bedavaydı. Mavi bayraklı plaj hizmetleri bedavaydı. Öğrencilere burs sağlamasının yanı sıra sınavlara hazırlık kursları bedavaydı. Yetişkinlere meslek edindirme ve sanat kursları bedavaydı. Bunların pek çoğu ülkede ilkti. Dünyada da ilklere imza attı, örneğin 13 tona kadar su kullanımını bedava yaptı. ‘Yapamazsın’ denildi ama vazgeçmedi. Bu defa ağır ceza mahkemesinde yargılandı. ‘Vatandaşlara suyu bedava vermek suretiyle kamu görevini kötüye kullanmak ve belediyeyi zarara uğratmak’ iddiasıyla suçlandı.
Savunmasını hiç unutmam, mahkemede şöyle dedi: ‘Belediyeler ticarethane değildir. Yurttaş müşteri değildir. Su temel yaşam hakkıdır. Parayla satılamaz. Eğer bu suç ise ben bu suçu işlemeye devam edeceğim.”

EMEK VE İŞÇİ DOSTUYDU
O kendisini hiç ‘Komünist’ diye nitelendirmedi, ‘Bundan mutlu olurum, keşke olabilsem’ dedi. Uygulamaları nedeniyle halk verdi bu unvanı. İşçi ve emek dostuydu. İş kardeşlerinin maaşlarıve özlük haklarını ülkenin en iyi seviyesine taşıdı. 1 Mayıs İşçi Bayramını, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü tatil ilan etti. ‘Haddini aşma, yetkin yok, yapamazsın’ denildi, hakkında soruşturma açıldı. Kararının arkasında durdu, hatta gazetecilere, ‘Öyleyse kapkara puntolarla yazın; Osman Özgüven vatan hainliğine devam ediyor hala’ dedi ve 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişinin yıldönümlerini de tatil ilan etti.
EKOLOJİ HAREKETİNİN ÖNCÜLERİNDEN OLDU MAL VARLIĞI YOK, GELİR KAYNAĞI EMEKLİ MAAŞI
Osman Özgüven’in sol yanında kalın bir cüzdan taşımaktansa cesur ve temiz bir yürek taşımayı yeğlediğini belirten Ulu, konuşmasında ayrıca, “Belediye başkanıyken makam aracı aldırtmadı, Mobilet motosiklet kullanırdı. Başkent Ankara’ya gitmesi gerektiğinde otobüs veya trenle gider, orada da lüks otellerde değil devlet misafirhanelerinde konaklardı. Hiç mal varlığı edinmedi. Sadece eşinin 40 yıl önce aldığı 90 metrekarelik bir apartman dairesi var.
Tek gelir kaynağı ise emekli maaşıdır” bilgisini verdi. Ulu, Osman Özgüven’in ideal bir rol model olduğunu düşünerek bu kitabı yazdığını, “Bence anlatılan sadece geçmişin bir nostaljisi değil, geleceğin yeniden inşası için de bir yol haritasıdır. Temel amacım, bu öykünün ilham kaynağı ve ışık olmasıdır” dedi.
ÖZGÜVEN: BİZ KAZANACAĞIZ
Gökmen Ulu konuşmasını tamamladıktan sonra mikrofonu Osman Özgüven’e uzattı. Özgüven, gerekenlerin anlatıldığını belirterek sadece üç cümle söyleyeceğini ifade etti ve “Ülkemizin ve dünyanın her yerindeki iyi insanlar; faşizme karşı güçlerimizi birleştirelim. Umudumuzu asla kaybetmeden mücadelemizi sürdürelim. Biz kazanacağız” diye konuştu. İzleyiciler Özgüven’i ayakta alkışladı.