Psikobeslenme uzmanı Gina Teuzhan, genel sağlık standartlarında kabul gören sabit su tüketim miktarının her vücut yapısı için yeterli olmadığını açıkladı. Sıvı ihtiyacının doğrudan bireyin toplam vücut ağırlığına göre belirlenmesi gerektiği, aksi takdirde dehidrasyon riskinin önlenemediği belirtildi.
KİLOYA GÖRE SU TÜKETİM HESABI NASIL YAPILIYOR?
Yapılan yeni klinik değerlendirmelere göre, bireylerin günlük net su ihtiyacı vücut ağırlığının kilogramı başına 30 ila 35 mililitre arasında değişiklik gösteriyor. Bu formül baz alındığında 60 kilo ağırlığındaki bir kişinin günde ortalama 1,8-2,1 litre, 80 kilo ağırlığındaki bir diğer kişinin ise en az 2,4-2,8 litre su içmesi gerekiyor.
Yüksek hava sıcaklıklarında ve yoğun fiziksel aktivite anlarında bu sıvı limitlerinin daha da yukarı çekilmesi zorunlu hale geldi. Sıvının tek bir seferde yüksek miktarda harcanması yerine, gün içerisine kademeli ve eşit porsiyonlarla yayılması hücre emilimini doğrudan destekliyor.
DEHİDRASYON BELİRTİLERİ VE RİSK GRUPLARI NELERDİR?
Vücutta oluşan sıvı kaybı; ilk etapta ağız kuruluğu, kronik baş ağrısı, sürekli yorgunluk ve idrar renginde belirgin koyulaşma gibi semptomlarla kendisini gösteriyor. Sıvı eksikliği kritik seviyelere ulaştığında ise kas krampları, ani tansiyon düşüşü, hızlı kalp atışı ve bilinç karışıklığı gibi ağır klinik tablolar kaydedildi.
Özellikle küçük çocuklar ve yaşlılar, vücut ısılarını düzenleme mekanizmaları daha verimsiz çalıştığı için en yüksek risk grubunu oluşturuyor. Günlük su tüketimini desteklemek adına beslenme düzenine salatalık, karpuz gibi su oranı %80'in üzerinde olan gıdaların eklenmesi veya doğal aromalı suların tercih edilmesi sıvı dengesini korumayı kolaylaştırıyor.