CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılında artan canlı hayvan ve et ithalatının 2026 yılında da devam edeceğini ve yerli hayvancılık yapanların sorunlarının bu yıl da süreceğini ifade etti. Gürer, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“2010 yılında et ve hayvan ithalatı başladığında bunun devamlı olmayacağı, belli süreç sonra ithalatın duracağı açıklanmıştı. Hatta bakanlar geldiğinde 3 yılda bir ithalatın biteceği yönünde değerlendirmeleri vardı. 2026 yılına geldiğimiz zaman Tarım ve Orman Bakanlığı 12 - 23 Ocak tarihleri arası için hayvan ithalatına yönelik yine bir duyuru yayınladı. Et ve Süt Kurumu aracılığıyla ithal besilik hayvan almak isteyenlerin TÜRKVET üzerinden Tarım, İl ve İlçe Müdürlüklerine başvurusunun gerektiğini bildirdi. Bu durumda 2026 yılında da hayvan ithalatının devam edeceği anlaşılıyor.

"DAHA ÇOK HAYVAN VE ET İTHALATI YAPMA DURUMUNDA KALIYORUZ"

2021 yılından bugüne kadar et ithalatımız 46 kat artmış. Buna yanında ithal sığırda 4 yılda fiyat 975 dolardan bin 561 dolara yükselerek yüzde 60 zam görmüş. 2025 yılının son döneminde hayvan başına sığır ithalatına 2 bin 19 dolar ödeme yapıyoruz. Yani giderek fiyat da yurt dışında artıyor. Daha çok dövizimiz yurt dışına gidiyor. Daha çok hayvan ve et ithalatı yapma durumunda kalıyoruz. 2021 yılında 261 bin 688 adet sığır ithal edilirken, 2025 yılının 11 ayında 654 bin 430 sığır ithalatı yapmışız. Yüzde 150'lik bir artış meydana gelmiş. 2021 yılında sığır ithalatına 285 milyon dolar ödenirken, 2025 yılının 11 ayında bu rakam 1 milyar 52 milyon dolara çıkmış. Toplam tutarda artış yüzde 268.

"YURT DIŞINDAN ALINAN ET, TÜRKİYE'DE PİYASAYI DENGELESİN DİYE PİYASAYA SÜRÜLÜYOR"

Kırmızı et ithalatı 4 yılda 60 katı artmış. 2021 yılında bin 204 tonla başlayan et ithalatı, 2025 yılının 11 ayında 56 bin 240 tona yükselmiş. 2021 yılında 7 milyon 200 bin dolar et için yurt dışına ödenirken, 2025 yılında 443 milyon dolar yurt dışına ödemişiz. 2021'de ithal et kilosu 5 dolar civarındayken, 2025'te 7,88 dolara eti yurt dışından almak durumunda kalmışız. Yurt dışından alınan et, Türkiye'de piyasayı dengelesin diye piyasaya sürülüyor. Ama piyasaya sürülen etin fiyatı da yerli etten aşağı fiyatta satılmıyor. Böylece ithalat lobilerinin kazandığı yerli üreticinin besicinin ise ötelendiği bir süreç devam ediyor.

"YERLİ IRKIN GELİŞMESİ SAĞLANMALI, AHIR MASRAFLARI DÜŞÜRÜLMELİ"

Yem fiyatları sürekli artıyor. Ahır giderleri sürekli artıyor. Ahırlar boşalıyor. Bu nedenle de hayvancılığımız daha sorunlu hale geliyor. ‘Dökme suyla kuyu dolmaz’ diye bir sözümüz var. İthalat yapılara, ithal edilen hayvanlarla hayvancılığın sürdürülemeyeceği artık görülmeli. Yerli ırkın gelişmesi sağlanmalı. Ahır masrafları düşürülmeli. Hayvan hastalıkları önlenmeli. Buzağı ölümlerinin önüne geçilmeli. Hayvancılık kırsalda mera hayvancılığına dönüştürülüp desteklenmeli. Bu yolla hayvancılıkta sorunları düşürebiliriz.

"İTHALAT YERİNE YERLİ IRKIN, YERLİ HAYVANCILIĞIN GELİŞTİRİLMESİNİN YOLU AÇILMALI"

Her yılda artan ithalatla, hem hayvanda hem de ette ithalat yaparak dövizimiz yurt dışına gider, yerli besici ve üreticiyi desteklemiş olmayız. Et fiyatlarında 2026 yılında da fiyatların geriye gelmesi olası değil. Bu durumda emekli, dar gelirli, sabit gelirli zaten ete erişemiyor. Bir de etle ilgili ülkemiz sürekli yurt dışına döviz ödeyerek, hayvan ithalatını sürdürerek süreci daha da sorunlu kılıyor. Bununla ilgili hayvancılık için acil bir politika değişimine gidilmeli. İthalat yerine yerli ırkın, yerli hayvancılığın geliştirilmesinin yolu açılmalı. Ve ortada görülen önemli sorunların çözümü yönünde çaba gösterilmeli.

Her dönem hayvancılıkta ‘ithalat bitiyor, et ithalatı bitiyor’ dedikçe, süreç daha çok ithalat olarak gerçekleşiyor. Bu nedenle 2025 yılının verileri gösteriyor ki hem hayvanda, hem de ithalatta patlama yaşanmış. Bu 2026'da sürdürülmemeli. Ve bu konuda mutlak surette ciddi önlemlerle sorunun kendi kendine yeter boyutta ülkemize çözümü sağlanmalıdır.”