Mücteba Hamaney, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’taki saldırılarında Tahran’da öldürülen babası Ayetullah Ali Hamaney’in yerine geçmek üzere İran'ın Uzmanlar Meclisi tarafından resmen seçildi.

Mücteba Hamaney, uzmanlara göre sadece Ali Hamaney'in oğlu olduğu dini lider olarak seçilemedi. Mücteba'nın seçilmesi, İran'ın ABD/İsrail koalisyonuna karşı sonuna kadar savaşacağının mesajını veriyor.

İran Devrim Muhafızları Ordusu'na sıkı sıkya bağlı olan Mücteba, ABD/İsrail'e karşı savunma savaşı veren ordunun güvendiği bir isim. 

Mücteba'nın seçilmesi ve dini lider olarak açıkça duyurulması  İran’ın ABD ve İsrail ile girdiği çatışma sürecinde Donald Trump’a karşı sert bir meydan okuma mesajı taşıyor.

BABASININ GÖLGESİ, GÜN YÜZÜNE ÇIKTI

Bir haftadır süren yıkıcı hava saldırıları askeri altyapıya büyük zarar verse de rejimin iktidar üzerindeki kontrolü zayıflamadı. Mücteba, bunun en önemli sebeplerinden biri.

Hamaney'in oğlu, gayriresmi olarak yönetim kadrolarına girecek üst düzey yetkilileri soruşturma görevine sahipti. Dini Lider olarak seçilen Mücteba, rejimin dayanıklı yapısının mimarları arasında.

8 Aralık 1969'da, Meşhed'de doğan Mücteba Hamaney yıllarca perde arkasında kalarak Kudüs Gücü ve Besiç milisleriyle yakın iş birliği yürüttü.

Uzmanlar rejimin hala savaşı sürdürdüğünü belirtti. Mücteba'nın seçilmesi, savaşın çok daha uzun bir süre daha süreceğinin mesajını verdi.

Yeni lider ise hem içerideki meşruiyeti hem de dışarıdaki dayanıklılığı büyük bir sınav verecek. Siyasi ve dini otoriteler arasındaki hassas denge artık tamamen Mücteba’nın kararlarına bağlı kalacak.

ABD Başkanı Donald Trump ise İran’ın yeni liderinin belirlenmesinde söz hakkı olması gerektiğini savunuyor. Trump, Mücteba Hamaney'in kendileri için kabul edilemez olduğunu belirtti.

ABC News kanalına konuşan Trump tepkisini "Eğer İran’ın bir sonraki dini lideri bizden onay almazsa çok uzun süre koltuğunda kalamayacaktır" sözleriyle dile getirdi. Trump bu makam için uygun bulduğu çok sayıda başka aday olduğunu ifade etti.

OYLAMA İNTERNETTEN YAPILMIŞ

İran tarafında ise Uzmanlar Meclisi kararı aslında günler önce almıştı. Ancak savaşın ortasında böyle bir duyuru yapılması konusunda büyük tereddütler yaşandı.

İsrail’in bir sonraki lideri de hedef alacağı yönündeki tehditleri heyet üyeleri arasında korkuya neden oldu.

İsrail ordusu seçimden hemen önce bir uyarı yayınlayarak halef seçmeye çalışan herkesi takip edeceklerini bildirdi. İsrail ordusu, Uzmanlar Meclisi’nin Tahran ve Kum şehirlerindeki binalarını hedef aldı.

Bu saldırılar üzerine Şii dini liderlerden oluşan Meclis yeni lideri belirlemek için görüşmelerini sanal ortamda yapmak zorunda kaldı. Oylamalar internet üzerinden gerçekleştirildi.

İRAN YİNE ŞAHLIK MI OLDU?

Mücteba Hamaney her ne kadar en güçlü aday olsa da babadan oğula geçen bir sistem tartışmalara yol açtı. Zira İran İslam Devrimi, Şah’ın miras yoluyla geçen saltanatına karşı yapılmıştı.

Şii din adamları genellikle bu tür bir veraset yöntemine sıcak bakmıyor. Ancak Mücteba'nın kimliği kadar soyu da dini lider seçilmesinden büyük rol yomadı.

Mücteba babasının ofisini yöneterek Devrim Muhafızları içinde büyük nüfuz kazandı. Bunun yanında Hamaney ailesinin atalarını Hz Muhammed'e dayandırması da son derece önemli oldu.

The Washington Post'a konuşan eski bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi olan Alan Eyre, Mücteba Hamaney’in seçilmesini Devrim Muhafızları’nın bir zaferi olarak görüyor.

Eyre’e göre yeni liderin kendi bağımsız güç temelini oluşturması uzun zaman alacak. Eyre, Devrim Muhafızları'nın Mücteba'nın yönetiminde büyük söz sahibi olacağını vurguladı.