Dave ve Jeannie Gottenborg çifti, hayvancılığı bırakmak yerine çiftliği üretime devam ederken doğayla uyumlu hale getirmeye karar verdi. Yıllara yayılan çalışmaların ardından arazi bugün sığırların yanı sıra geyiklere, kuşlara, yarasalara ve balıklara da ev sahipliği yapıyor.

DÖNÜŞÜM AĞILLARDAN BAŞLADI

Çift, araziyi devraldıktan sonra ilk olarak yıllardır biriken atıkları temizledi ve kullanılamaz durumdaki yapıları kaldırdı. Ardından zarar gören otlaklara yerli bitkiler ekildi ve hayvanların arazinin belirli bölümlerinde aşırı otlamasını önleyecek yeni bir düzen oluşturuldu.

Değiştirilen uygulamalardan biri de ot biçme yöntemiydi. Bitkiler eskisi gibi toprağa yakın biçilmeyerek daha uzun bırakılmaya başlandı. Böylece kışın yağan karın arazi üzerinde daha uzun süre kalması, eriyen suyun toprağa işlemesi ve erozyonun azalması sağlandı.

Çiftliğin içinden geçen dere ise dönüşümün en önemli parçalarından biri oldu. Geçmişte kıyılardaki söğütlerin büyük bölümü kaldırıldığı için dere yatağı korumasız kalmış, bazı noktalarda erozyon artmıştı. Gottenborg çifti bu alanlara yüzlerce söğüt dikerek kıyıları yeniden bitkilendirmeye başladı.

DERE DEĞİŞİNCE CANLILAR GERİ DÖNDÜ

Söğütler büyüdükçe kökleri dere kıyılarını güçlendirdi, dallarının oluşturduğu gölge ise suyun daha serin kalmasına yardımcı oldu. Bunun yanında balıkların sulama kanallarına sürüklenmesini engelleyen sistemler kuruldu ve dere boyunca hareket edebilmeleri için geçiş noktaları oluşturuldu.

Kaynak olarak ekle

Yapılan çalışmalar zamanla etkisini göstermeye başladı. Su koşullarının iyileşmesiyle dere yeniden alabalıkların yaşayabileceği bir alan haline gelirken, çevresindeki bitki örtüsü de güçlendi. Çiftlikteki dönüşüm ilerledikçe çalışmalar diğer hayvanları da kapsayacak şekilde genişletildi.

Eski dikenli tellerin bir bölümü kaldırılarak yabani hayvanların daha rahat geçebileceği çitler kullanıldı. Kuşlar için yuvalar, yarasalar için barınaklar ve baykuşlar için özel kutular yerleştirildi. Su depolarına düşen küçük hayvanların dışarı çıkabilmesi için de rampalar eklendi.

Bölgeden geçen geyiklerin kullandığı güzergâhlar da korunmaya başladı. Çiftlik sahiplerinin bu konuda yürüttüğü çalışma zamanla çevredeki diğer arazileri de kapsadı ve özel mülklerden geçen göç yollarının korunmasına yönelik daha geniş bir uygulamaya dönüştü.

Yaklaşık 15 yıl önce ciddi biçimde zarar görmüş halde devralınan Eagle Rock Çiftliği bugün hâlâ aktif olarak hayvancılık yapılan bir işletme. Aradaki fark ise arazinin artık yalnızca çiftlik hayvanları için kullanılmaması. Yıllar içinde geri dönen bitki örtüsü ve iyileşen su kaynakları sayesinde bölge, çok sayıda yabani hayvanın da yaşam alanı haline geldi. Çiftliğin geçirdiği bu dönüşüm, 2026 Colorado Leopold Koruma Ödülü'ne layık görüldü.