Ukrayna’nın başkenti Kiev’e düzenlenen son saldırılarda füzelerin fırlatılış anının önceden tespit edilememesi ve hava savunma sirenlerinin ancak patlamalardan sonra çalmaya başlaması, erken uyarı sistemlerinin etkinliğine ilişkin ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi.
S-300 ve S-400 sistemleriyle uyumlu 48N6 tipi füzeleri kara hedeflerini vuracak şekilde adapte eden Moskova, bu hamlesiyle Iskander balistik füzelerine ek bir saldırı kapasitesi oluşturdu.
Doğrudan korunaklı betonarme yapıları delmek üzere tasarlanmasalar da, S-400 füzeleri saniyede yaklaşık 2,5 kilometre hıza ulaşabilmeleri ve patlama anında binlerce parçaya ayrılmaları nedeniyle yerleşim yerlerinde geniş çaplı yıkıma sebep oluyor.
RADAR TAKİBİNİ İMKANSIZ HALE GETİRİYOR
Füzelerin son derece yüksek hızlı olması ve alçak irtifadan ilerlemesi radar takibini neredeyse imkansız hale getirirken, 200 kilometrelik bir mesafeyi sadece birkaç dakika içinde katetmeleri savunma sistemlerinin tepki süresini tamamen sıfırlıyor.
Askeri uzmanlar, Iskander füzelerinin 100 kilometre kadar irtifaya çıkarak yükselmesi sebebiyle tespitinin daha kolay olduğunu, S-400’lerin ise radar ufkuna girmeden ataletsel seyrüseferle ilerleyerek tespit süresini dramatik şekilde kısalttığını vurguluyor.
Ukraynalı ve Batılı yetkililer, fırlatma istihbaratının bazen ancak atıştan 20 saniye sonra sistemlere yansıdığını, bu durumun istihbarat kesintisinden ziyade füzenin tespit edilemez uçuş profilinden kaynaklandığını değerlendiriyor.