Bağımsızlık savaşından başarıyla çıkan Türkiye, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak için her alanda olduğu gibi iletişim alanında da yoğun bir çaba içersine girer. Bu alanda ilk ciddi çalışmalar 1925 yılında başlar. Çıkarılan yasayla, Ankara’da büyük bir telsiz istasyonuyla ülke çapında telsiz şebekesinin kurulması öngörülüyordu. 1926 yılında Ankara ve İstanbul’da haberleşme amacıyla kurulan tesislere gerekli eklemeler yapılarak bunlar radyo yayınları için de kullanılır hale getirilir. Güçleri 5’er kW olan bu istasyonlar, Avrupa radyo yayın postalarının en güçlülerindendi. Bu radyoların işletilmesi için kurulan Türk Telsiz Telefon Anonim Şirketi önce İstanbul’da, ardından da Ankara’da ilk radyo stüdyolarını hizmete sokar.
Ve 6 Mayıs 1927 tarihinde İstanbul Sirkeci’de Büyük Postane’nin stüdyoya dönüştürülen üst katından bir ses duyulur:
“Alo alo, muhterem samiin… Burası İstanbul Telsiz Telefonu… 1200 metre tul-u mevç, 250 kilosaykıl… Bugünkü neşriyatımıza başlıyoruz.”
İstanbul Radyosu 89 yaşında
Türkiye'nin en eski ve en büyük radyolarından biri olan İstanbul Radyosu kuruluşunun 89. yılında
"Alo alo, muhterem samiin… Burası İstanbul Telsiz Telefonu… 1200 metre tul-u mevç, 250 kilosaykıl… Bugünkü neşriyatımıza başlıyoruz. " "Alo, alo..."
Bağımsızlık savaşından başarıyla çıkan Türkiye, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak için her alanda olduğu gibi iletişim alanında da yoğun bir çaba içersine girer. Bu alanda ilk ciddi çalışmalar 1925 yılında başlar. Çıkarılan yasayla, Ankara’da büyük bir telsiz istasyonuyla ülke çapında telsiz şebekesinin kurulması öngörülüyordu. 1926 yılında Ankara ve İstanbul’da haberleşme amacıyla kurulan tesislere gerekli eklemeler yapılarak bunlar radyo yayınları için de kullanılır hale getirilir. Güçleri 5’er kW olan bu istasyonlar, Avrupa radyo yayın postalarının en güçlülerindendi. Bu radyoların işletilmesi için kurulan Türk Telsiz Telefon Anonim Şirketi önce İstanbul’da, ardından da Ankara’da ilk radyo stüdyolarını hizmete sokar.
Ve 6 Mayıs 1927 tarihinde İstanbul Sirkeci’de Büyük Postane’nin stüdyoya dönüştürülen üst katından bir ses duyulur:
“Alo alo, muhterem samiin… Burası İstanbul Telsiz Telefonu… 1200 metre tul-u mevç, 250 kilosaykıl… Bugünkü neşriyatımıza başlıyoruz.”
Bağımsızlık savaşından başarıyla çıkan Türkiye, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak için her alanda olduğu gibi iletişim alanında da yoğun bir çaba içersine girer. Bu alanda ilk ciddi çalışmalar 1925 yılında başlar. Çıkarılan yasayla, Ankara’da büyük bir telsiz istasyonuyla ülke çapında telsiz şebekesinin kurulması öngörülüyordu. 1926 yılında Ankara ve İstanbul’da haberleşme amacıyla kurulan tesislere gerekli eklemeler yapılarak bunlar radyo yayınları için de kullanılır hale getirilir. Güçleri 5’er kW olan bu istasyonlar, Avrupa radyo yayın postalarının en güçlülerindendi. Bu radyoların işletilmesi için kurulan Türk Telsiz Telefon Anonim Şirketi önce İstanbul’da, ardından da Ankara’da ilk radyo stüdyolarını hizmete sokar.
Ve 6 Mayıs 1927 tarihinde İstanbul Sirkeci’de Büyük Postane’nin stüdyoya dönüştürülen üst katından bir ses duyulur:
“Alo alo, muhterem samiin… Burası İstanbul Telsiz Telefonu… 1200 metre tul-u mevç, 250 kilosaykıl… Bugünkü neşriyatımıza başlıyoruz.”