Akşamları televizyon veya film karşısında uyuyakalma alışkanlığının yalnızca fiziksel yorgunluktan kaynaklanmadığı, gün içinde biriken stres ve psikolojik etkenlerle de doğrudan bağlantılı olabileceği bildirildi.

El Comercio’da yer alan habere göre, yoğun iş temposu ve sorumluluklar nedeniyle zihinsel olarak yıpranan bireyler, gün sonunda zihni kapatmakta güçlük çekiyor. İspanyol Uyku Derneği verileri, gün içinde çok sayıda sorumluluk üstlenen kişilerin akşam saatlerinde tam anlamıyla dinlenmeye geçemediğini ve kanepenin bir tür "geçiş alanı" olarak kullanıldığını gösteriyor.

Ekran karşısında zaman geçirmek, farkında olmadan uykuya geçiş sürecini kolaylaştıran bir refleks haline geliyor.

YALNIZLIK HİSSİ VE ANKSİYETE ETKİLİ OLUYOR 

Konuya ilişkin bir diğer açıklama ise Cambridge Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden geldi. Araştırmalara göre bu davranış, yalnızca stresle değil, aynı zamanda duygusal bağ eksikliği ve yalnızlık hissiyle de ilişkilendiriliyor. Boş bir odaya gidip yatağa geçmenin, gün boyu bastırılan düşüncelerle baş başa kalma riskini artırdığı; ekran karşısında uyuyakalmanın ise bu durumdan kaçınmak için bir erteleme mekanizmasına dönüştüğü ifade edildi.

Uzmanlar, bu alışkanlığı sık tekrarlayan kişilerde öne çıkan ortak özellikleri sıraladı. Bu özellikler arasında; rahatlamakta ve zihni boşaltmakta zorlanma, yatağa gitme süresini sürekli erteleme, ekranları duygusal bir sığınak olarak görme yer alıyor. 

Kaynak olarak ekle

UYKU KALİTESİ DÜZENLİ OLARAK DÜŞÜYOR

Uzman değerlendirmelerine göre, haftada bir veya iki kez kanepede uyuyakalmak sağlık açısından ciddi bir tehdit oluşturmuyor. Ancak durumun alışkanlığa dönüşmesi ve yatağın yerini alması halinde şu olumsuzluklar yaşanabiliyor:

Gecenin bir yarısı uyanıp oda değiştirme zorunluluğu nedeniyle uykunun bölünmesi

Dar alanda yanlış pozisyonda yatmaktan kaynaklanan sırt ve kas ağrıları

Zihinsel olarak gevşeme arayışının aksine uyku kalitesinin kademeli olarak düşmesi

Uzmanlar, kanepenin yatağa kıyasla sürekli daha güvenli ve cazip gelmesinin, beden ve zihnin günün gerginliğinden kopmakta zorlandığına dair bir işaret olduğuna dikkat çekti.