Polonya merkezli sağlık sayfasında yer alan bilgilere göre, geleneksel tıbbın en popüler bileşenlerinden biri olan sarı kantaron, özellikle yaz aylarının gelmesiyle birlikte yeniden gündemde. Hem ruhsal hem de fiziksel hastalıklara karşı koruyucu kalkan görevi gören bu bitki, doğru kullanıldığında adeta doğal bir eczane işlevi görüyor.
PSİKOLOJİDEN CİLT SAĞLIĞINA KADAR İYİ GELİYOR
Uzmanlar, sarı kantaron çayının özellikle zihinsel yorgunluk, mide-bağırsak rahatsızlıkları ve hafif cilt enfeksiyonlarında etkili bir destekleyici olduğunu belirtti. Bitkinin geleneksel tıptaki yeri hakkında şu bilgilere yer verildi:
"Sarı kantaron; ödem, morluklar, hafif yanıklar, cilt iltihapları ve sinir ağrılarının (nevralji) yanı sıra hafif ve orta şiddetteki kaygı ile depresyon tedavisinde yüzyıllardır güvenle kullanılan bir bitkidir."
Yapılan araştırmalar, kantaron bitkisinin antioksidan, antiviral, antibakteriyel, ağrı kesici ve tümör önleyici özelliklere sahip olduğunu gösteriyor. Ayrıca içeriğindeki naftodiantronlar, flavonoidler, fenolik asitler ile A, C, B3 ve B4 vitaminleri sayesinde sinir ve karaciğer hücrelerini koruyucu (nöro ve hepatoprotektif) bir etki yaratıyor.

UZMANLARDAN "HERKES İÇİN UYGUN DEĞİL" UYARISI GELDİ
Sarı kantaron her ne kadar şifalı olsa da kontrolsüz kullanımı ciddi riskleri beraberinde getirebiliyor. Verilere göre, bitkiyi kullananların %1 ila %3'ünde mide-bağırsak rahatsızlıkları, baş dönmesi, zihin bulanıklığı, yorgunluk, gerginlik ve ağız kuruluğu gibi yan etkiler görülebiliyor.
Uzmanlar, şu grupların sarı kantaron çayından kesinlikle uzak durması gerektiğinin altını çiziyor:
18 yaş altındaki çocuk ve gençler
Hamileler ve emziren anneler
Bitkiye karşı aşırı duyarlılığı/alerjisi olanlar.
Güneş ışığı uyarısı
Düzenli olarak sarı kantaron tüketen kişilerin, ciltte lekelenme ve hassasiyet oluşmaması için solaryumdan ve doğrudan güneş ışığına maruz kalmaktan kaçınması gerekiyor.