Amsterdam yakınlarındaki Almere şehrinde "Oosterwold" adıyla kurulan yaklaşık 4 bin 300 hektarlık deneysel yerleşim projesi, alışılmışın dışındaki kurallarıyla dikkat çekiyor. Bölgede yaşamak ve ev sahibi olmak isteyenlerin, satın aldıkları mülkün en az yarısını gıda yetiştirmek amacıyla kullanması zorunlu tutuluyor.

ARAZİNİN YARISI TARIMA AYRILMAK ZORUNDA

On yılı aşkın bir süredir uygulanan projede, bölgenin kırsal görünümünü korumak ve sürdürülebilir bir yaşam alanı yaratmak hedefleniyor. Hazırlanan katı imar planına göre her parselin sadece yüzde 18'i binalara, yüzde 8'i yollara ve yüzde 13'ü yeşil alanlara ayrılabiliyor. Arazinin geri kalan yüzde 59'luk devasa bölümünün ise tamamen kentsel tarım faaliyetleri için kullanılması mecburi kılınıyor.

ALTYAPIYI DA KENDİLERİ YAPIYORLAR

Bölgede arsa satın alıp ev inşa edenler sadece tarım yapmakla yükümlü tutulmuyor. Sakinler aynı zamanda mülklerine ait yolun bir bölümünü, enerji tedarikini, kanalizasyon sistemini, çöp toplama işlemlerini ve yeşil alanların bakımını bizzat üstlenmek zorunda. Bu altyapı çalışmaları, kişilerin kendi inisiyatifiyle veya diğer mahalle sakinleriyle ortaklaşa olarak yürütülüyor.

TARIM BİLMEYENLER İÇİN ÇÖZÜM BULUNDU

Tarım konusunda deneyimi olmayan veya doğayla iç içe bir yaşama uyum sağlamakta zorlanan kişiler için de bir sistem geliştirildi. Kurulan özel bir platform aracılığıyla mülk sahipleri, arazilerini işlemeleri için profesyonel "şehir çiftçileri" kiralayabiliyor. Ev sahiplerine üretim yönteminde tam özgürlük sunulurken, isteyen seracılık yapabiliyor, isteyen meyve bahçesi kuruyor veya küçük otlaklar oluşturabiliyor. Projenin nihai hedefi ise Almere şehrinde tüketilen toplam gıdanın yüzde 10'unu tek başına üretmek.

Kaynak olarak ekle