Evlere estetik bir hava katması, büyük ve canlı yeşil yaprakları nedeniyle salonların ve ofis alanlarının baş köşesine konulan Difenbahya bitkisi, görünmeyen zehirli yüzüyle korku saçtı. Tokat'ta meydana gelen talihsiz olayda, saksıdaki bitkiden kopardığı küçük bir parçayı ağzına atan 2 yaşındaki Z.L. Hanlı, kısa süre sonra ağlayarak ailesinin yanına koştu. Dudakları ve dili hızla şişen minik çocuk, zehirlenme şüphesiyle kaldırıldığı hastanede boğazının da tıkama noktasına gelmesi üzerine acilen yoğun bakıma alındı.
NEFES DARLIĞI VE GEÇİCİ KÖRLÜĞE NEDEN OLUYOR
Uzmanların ve botanikçilerin dikkat çektiği en kritik detay ise bitkinin özsuyunda gizli. Difenbahya bitkisinin yaprak ve gövde yapısında yüksek miktarda kalsiyum oksalat kristalleri bulunuyor. Bu kristaller ağız dokusuyla veya gözle temas ettiği anda adeta binlerce mikron boyutunda iğne gibi dokulara batıyor.
Yaprağın çiğnenmesi ya da özsuyunun salgılanması durumunda ağız, dudak ve dilde anında şiddetli yanma, uyuşma ve aşırı şişme görülüyor. Boğaz dokusunda ödem oluşarak nefes darlığı ve boğulma riski ortaya çıkarken, aşırı salya salgılanması, mide bulantısı, şiddetli kusma ve gözle teması halinde ise korneada ciddi tahriş ile geçici körlük meydana gelebiliyor.
HALK ARASINDA AĞLATAN ÇİÇEK OLARAK BİLİNİYOR
Gövdesinden veya yaprak uçlarından zaman zaman su damlatması ve temas eden kişide yarattığı dayanılmaz ağrı nedeniyle halk arasında "ağlayan çiçek" ya da "ağlatan çiçek" olarak adlandırılan Difenbahya, özellikle küçük çocuklar ve evcil hayvanlar için adeta bir saatli bomba niteliğinde. Müdahalenin ardından Tokat'taki küçük çocuğun sağlık durumunun iyiye gittiği öğrenilirken, uzmanlar evlerinde bu bitkiyi barındıran aileleri kesinlikle çocukların ve sevimli dostların ulaşamayacağı yüksek alanları tercih etmeleri, bakım sırasında eldiven kullanmaları ve temas sonrası ellerini hemen yıkamaları konusunda uyarıyor.