Mutfakta işimiz bittiğinde, bardağın dibinde kalan iki parmak sütü ya da buzdolabında ekşimiş o koca süt kutusunu çoğumuz hiç düşünmeden lavaboya boşaltırız. Ne de olsa sıvı bir gıdadır, suyla birlikte akıp gideceğini ve kimseye bir zararı olmayacağını varsayarız. Ancak dünya çapındaki altyapı ve tesisat uzmanları, evlerde sıradanlaşan bu alışkanlığın aslında gizli bir ev bütçesi düşmanı olduğu konusunda hemfikir.

SIVI OLDUĞUNA BAKMAYIN LAVABODA ANINDA TAŞLAŞIYOR

Yapılan büyük çaplı altyapı araştırmaları, evlerde lavaboya en çok dökülen ve boruların ömrünü en hızlı tüketen maddelerin başında sütün geldiğini gösteriyor. Süt, her ne kadar bardaktan akarken tamamen sıvı görünse de, yapısındaki yoğun hayvansal yağlar ve proteinler nedeniyle boruların içindeki soğuk havayla buluştuğu an karakter değiştiriyor. Suyla masumca akıp gitmek yerine, boruların iç çeperlerine katman katman yapışarak zamanla taşlaşıyor.

Tesisat dünyasında "yağ dağları" olarak bilinen bu birikintiler, sadece kendi evinizin borularını tıkamakla kalmıyor, mahalledeki kanalizasyon sistemlerini de felç ediyor. Üstelik mutfağınızda bir türlü kaynağını bulamadığınız o ekşi ve ağır kokuların arkasında, borularda çürüyen bu gizli süt yağları yatıyor. İşin çevre boyutu ise çok daha çarpıcı; lavabodan gönderilen süt atıkları arıtma tesislerini aşıp akarsulara ulaştığında, sudaki oksijeni hızla tüketerek balıkların ve diğer su canlılarının toplu halde ölümüne yol açabiliyor.

KAHVE TELVESİDNEN YOĞURDA GİZLİ DÜŞMANLAR

Elbette mutfaktaki tek suçlu süt değil. Sabahları kahve keyfinden sonra "bol suyla akıtıyorum" diyerek lavaboya döktüğümüz kahve telveleri, suda asla çözünmediği için boruların kıvrımlarında birer çimento gibi birikiyor. Aynı şekilde, tabağın dibinde kalan yoğurt artıkları, çorbalar, hazır soslar, tavada donan et suları ve kızartma yağları da suyla ne kadar seyreltilirse seyreltilsin, tesisatın ilerleyen noktalarında birleşerek devasa tıkanıklıklara zemin hazırlıyor. Uzmanlar, tıkanan bir lavaboya kaynar su ya da çamaşır suyu dökmenin de kesin bir çözüm olmadığını; bu yöntemin sadece yağı anlık olarak eritip borunun daha ileri bir noktasında tekrar dondurduğunu, yani problemi çözmek yerine sadece ötelediğini belirtiyor.

LAVABOYU KURTARACAK ÇÖZÜMLER NELER?

Peki, mutfaktaki bu sıvı atıklarla ne yapmalıyız? Çözüm aslında oldukça basit. Artan veya tarihi geçen sütleri, bol miktarda suyla seyrelterek evdeki saksı bitkilerinize ya da bahçenize dökebilirsiniz; çünkü süt bitkiler için harika bir kalsiyum takviyesidir. Eğer evde organik gübre (kompost) yapıyorsanız, bu karışımın içine de güvenle ekleyebilirsiniz. Diğer tüm sıvı gıdalar, soslar ve yoğurtlar içinse bulaşık aşamasına geçmeden önce küçük bir ön temizlik hayat kurtarıyor. Tabaklarda ve tencerelerde kalan yağlı sıvıları bir parça kağıt havlu yardımıyla silip çöpe atmak ya da atık yağları eski bir kavanozda biriktirmek, sizi hem binlerce liralık beklenmedik tesisat masraflarından koruyor hem de doğanın dengesini korumaya yardımcı oluyor.

Kaynak olarak ekle