Fon piyasalarında yaşanan dalgalanmalar, mağdur olan küçük yatırımcılar ve denetleyici kurumlara yönelik eleştiriler giderek büyüyor. Sürecin derinleşmesiyle birlikte, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun geçen yıl Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) ekonomi yönetimini doğrudan hedef alan açıklamaları yeniden kamuoyunun gündemine oturdu.

6,5 MİLYON YATIRIMCI İÇİN MECLİS ARAŞTIRMASI TALEBİ

Dervişoğlu, Meclis grup toplantılarında 22 Ekim 2025 ve 12 Kasım 2025 tarihlerinde yaptığı konuşmalarda, Türkiye'de yaklaşık 6,5 milyon vatandaşın hisse senedi piyasalarında işlem yaptığına dikkat çekmişti. Bu sayının aileleriyle birlikte 15-20 milyonluk devasa bir kitleyi etkilediğini vurgulayan Dervişoğlu, emeğiyle birikim yapan bu insanların enflasyondan korunmak umuduyla borsaya yöneldiğini ancak manipülatörlerin hedefi haline geldiğini ifade etmişti. Yaşanan mağduriyetlerin engellenmesi için başta Borsa İstanbul, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Merkez Bankası ve kamu bankalarının işlemlerinin incelenmesi amacıyla ivedilikle bir Meclis araştırma komisyonu kurulmasını talep etmişti.

"BİLİYORLARDI AMA ÖNLEMEDİLER"

İYİ Parti liderinin en dikkat çeken çıkışlarından biri ise Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile SPK yönetimine yönelikti. Dervişoğlu, yetkililerin bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığını ve piyasa dolandırıcılarını bildiklerini itiraf etmelerine rağmen harekete geçmediklerini savunmuştu. Bu durumu "Biliyorlarmış ama önlememişler" sözleriyle eleştiren Dervişoğlu, söz konusu sessizliğin suça verilmiş açık bir izin olduğunu ve kurumların çürüme aşamasından kokuşma aşamasına geçtiğini dile getirmişti.

İSTİFA ÇAĞRISI VE ŞEFFAFLIK VURGUSU

Borsadaki iddiaların sadece bireysel vakalar olmadığını, organize bir suç yapısıyla karşı karşıya kalındığını savunan Dervişoğlu, kamu gücünü kullanarak rant sağlayan çetelerin kollandığını iddia etmişti. Sürecin siyasi sorumluluğuna da işaret eden Dervişoğlu, Mehmet Şimşek ve SPK yönetimini zaman kaybetmeden istifa etmeye davet etmişti. İktidarın asli görevinin rant çevrelerini değil, küçük yatırımcıyı korumak olduğunun altını çizen Dervişoğlu, işlemlerin, kazananların ve kaybedenlerin şeffaf bir şekilde tüm kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirtmişti.

Kaynak olarak ekle