Nara Tıp Üniversitesi'nden Profesör Hiromi Sakai liderliğindeki araştırma ekibi, hayatını kaybeden donörlerin örneklerinden izole edilen hemoglobin proteinini kullandı. Kırmızı kan hücrelerinin oksijen taşıma işlevini birebir taklit eden bu protein, normal kan gruplarını belirleyen antijen yapılarını içermeyen özel nanokapsüllere yerleştirildi. Bu teknoloji sayesinde alıcı vücudun bağışıklık sistemi uyumluluk testi yapmaya gerek duymuyor ve yapay kanı reddetmiyor.
ODA SICAKLIĞINDA 2 YIL BOYUNCA SAKLANABİLİYOR
Geliştirilen yapay kan, lojistik süreçlerde ve acil durumlarda sağlık sistemine çok büyük avantajlar sağlıyor. Mevcut donör kanlarının aksine bu formül, oda sıcaklığında 2 yıla kadar, buzdolabı koşullarında ise 5 yıla kadar kalitesini yitirmeden muhafaza edilebiliyor.
Ayrıca laboratuvar ortamında gerçekleştirilen titiz protein filtrasyon işlemleri sayesinde, geleneksel kan nakillerinde zaman zaman ortaya çıkan enfeksiyon bulaşma riskleri de tamamen ortadan kaldırılıyor. Bu durum, tam donanımlı laboratuvar altyapısı bulunmayan sahra hastaneleri ve mahrumiyet bölgeleri için hayati bir kullanım kolaylığı sunuyor.
2030 YILINDA HASTANELERDE KULLANILMAYA BAŞLANACAK
İnsanlar üzerindeki klinik denemelerin ilk aşamaları başarıyla başlatıldı. Gönüllü deneklere az miktarda enjekte edilen yapay kanın, şu ana kadar hiçbir ciddi yan etki göstermediği rapor edildi. Araştırmanın sonraki evrelerinde yapay hücrelerin vücuttaki oksijen taşıma performansı ve hayati fonksiyonları destekleme gücü test ediliyor.