İngiltere'nin Stoke on Trent kentinde bir işletme sahibi olan Costa Fantis, hayatının en büyük şokunu, en masum sandığı belirtiyle yaşadı. Hiçbir neden yokken ara sıra burnuna gelen tatlı bir karamel kokusu, Fantis ve ailesi için korkunç bir gerçeğin kapısını araladı.

Ailesinin aktardığına göre, Fantis bu garip kokuyu ayda yaklaşık bir kez, sadece birkaç saniyeliğine alıyordu. İlk başta çocukluğunda geçirdiği epilepsi ile ilgili olabileceğini düşündü ve üzerinde durmadı. Ancak ailesinin ısrarıyla gittiği doktor kontrolü, acı gerçeği ortaya çıkardı.

Karamel kokusu mini nöbetlerin belirtisi çıktı

Oğlu Antonio, "Gerçekten çok tuhaf, çünkü babamın neredeyse hiçbir belirtisi yoktu" diyor ve ekliyor: "Ara sıra gelen o karamel kokusunun aslında 'mini nöbetler' olduğunu şimdi anlıyoruz. Ama o zamanlar bunun bir beyin tümörü olabileceği aklımızın ucundan bile geçmezdi."

Yapılan ultrason ve ileri tetkikler, olabilecek en kötü haberi verdi: dördüncü evre glioblastom, yani beyin tümörlerinin en agresif türü. Nisan 2024'te konulan teşhisin ardından yapılan biyopsi, tümörün ameliyat edilemez olduğunu gösterince aile bir kez daha yıkıldı.

İngiltere'de standart radyoterapi ve kemoterapi gören Costa'ya doktorları, "hayatın tadını çıkarmaya çalışmaktan" başka pek bir seçeneklerinin kalmadığını söyledi. Antonio, "Bu durum, bir insanın tamamen sağlıklı görünüp harika bir formda olabileceğini, ancak vücudunda çok tehlikeli bir şeyin gelişebileceğini kanıtlıyor" diyerek yaşadıkları şoku dile getirdi.

Yardım kampanyası başlatıldı

Tüm olumsuzluklara rağmen mücadeleden vazgeçmeyen aile, umudunu Almanya'da uygulanan ve hastanın ömrünü uzatma potansiyeli taşıyan "DC aşısı immünoterapisi" adlı tedaviye bağladı. Ancak bu tedavinin maliyeti 535.000 avroyu buluyordu.

Aile, GoFundMe platformu üzerinden bir yardım kampanyası başlattı. Kampanya, toplumdan büyük bir destek gördü ve haberin basına yansımasıyla 308.000 avrodan fazla bağış toplandı.

Oğlu Antonio, sözlerini şöyle tamamlıyor: "Babam her zaman inanılmaz derecede cömert bir adamdı. Şimdi, insanların bu cömertliğe nasıl büyük bir sevgiyle karşılık verdiğini görüyor."