Dünya nüfusunun en önemli temel besin kaynağı olan pirinç, küresel gıda güvenliği için hayati bir zincirin halkasıdır. Öyle ki bu zincirdeki küçük bir tedarik aksaklığı bile hızla kıtalara yayılıp fiyatları tırmandırabilir.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), geçtiğimiz nisan ayında pirinç üretiminin 2025/2026 sezonunda yüzde iki artarak rekor kıracağını tahmin etmişti. Sahada işler değişti; yaklaşan doğal fenomenler ve patlak veren jeopolitik krizler bu iyimser tabloyu tamamen tersine çevirdi.

Hürmüz Boğazı tıkandı: Çiftçi gübresiz ve yakıtsız kaldı

Üreticiler ve küresel ticaret uzmanları, İran savaşının yıkıcı ekonomik sonuçlarının pirinç piyasasını şimdiden vurduğunu belirtiyor. Savaş, Basra Körfezi'ni dünya pazarlarına bağlayan en kritik lojistik hat olan Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğini kısıtladı.

Bu kısıtlama, küresel çapta çok ciddi iki krize yol açtı:

Gübre kıtlığı: Asya'daki pirinç tarlalarının ihtiyaç duyduğu gübre akışı sekteye uğradı.

Akaryakıt krizi: Yükselen yakıt fiyatları, tarımsal üretim maliyetlerini fırlattı.

Maliyetlerin altından kalkamayan ve gübre bulamayan Tayland ve Vietnam (dünyanın en büyük pirinç ihracatçıları) gibi ülkelerdeki çiftçiler, ekim alanlarını azaltmak zorunda kaldı. Bu durum, pirinç ithalatına göbekten bağlı olan Filipinler ve Endonezya gibi ülkeleri büyük bir arz kriziyle karşı karşıya bıraktı.

İkinci darbe doğadan: El Niño üretimi sınırlandırabilir

Pirinç üretimini tehdit eden tek unsur savaş değil. Meteoroloji uzmanlarının uyyardığı ve yaklaşmakta olan El Niño hava fenomeni de tarım alanlarını vurmaya hazırlanıyor.

Asya genelinde alışılmışın dışında kuraklığa ve düzensiz muson yağmurlarına yol açan El Niño, suya doymak bilmeyen pirinç tarlalarında üretimi ciddi ölçüde sınırlandırabilir.

Kaynak olarak ekle

Özetle; Savaşın getirdiği gübre krizi ile El Niño'nun yaratacağı kuraklık birleştiğinde, önümüzdeki dönemde küresel pirinç arzında sert bir düşüş ve buna bağlı olarak gıda fiyatlarında küresel bir enflasyon dalgası kaçınılmaz görünüyor.