Hürmüz Boğazı çevresinde sular dışarıdan sakin görünüyor ancak durum hiç normal değil. ABD ve İsrail'in Orta Doğu'da başlattığı savaş, yüzlerce denizciyi bu sakin sularda mahsur bıraktı.
Bu çatışma yüzünden Kaptan Khan ve yirmi bin denizci bölgede sıkışıp kaldı. Dünyadaki petrol ve gazın beşte birinin taşındığı bu stratejik su yolu tamamen durdu.
Gökyüzünde füzeler uçarken ve deniz altına mayınlar döşenirken, Pakistanlı bir denizci dışarıdaki sakinliğe rağmen içeride kimsenin huzurlu olmadığını söyledi.
Basra Körfezi'nde mahsur kalan Kaptan Han ve mürettebatı, gemilerdeki gerilim her geçen gün tırmanmaya devam ettiğini anlattı.
STRES HER AN ZİHNİMİZDE
Kaptan Han’ın gemisindeki mürettebat normal çalışma rutinini sürdürmeye çalışıyor. Ancak hiç kimse nadiren verilen izinlerde bile gemiden ayrılmak istemiyor.
Eski neşeli sohbetlerin yerini artık telefon sesleriyle bölünen endişeli bir sessizlik aldı. Denizciler uykularında bile en ufak bir seste yerlerinden fırlıyor.
Kaptan Han, mürettebatın artık travmatik bir bunalıma girdiğini söyledi. Uykusuz gözlerle kameralara bakan Han "Stres her an zihnimizin içinde kalıyor. Hem fiziksel hem de zihinsel olarak herkes tamamen tükenmiş durumdayız" dedi.

Uluslararası Denizcilik Örgütü verilerine göre 1670 gemi Basra Körfezi'nde sıkışmış durumda. İran savaşın başlamasından günler su yolu önce İran, sonra ABD tarafından kapatıldı.
Bir başka geminin kaptanı olan Şafikül İslam, 37 bin ton gübre taşıyan gemisiyle iki kez çıkış yapmayı denedi.
8 Nisan ateşkesinden sonra bir geminin geçiş izni aldığını duyup harekete geçti ancak durduruldu.
17 Nisan tarihinde İran boğazın ticari gemilere tamamen açık olduğunu duyurdu. Ancak Amerika İran limanlarına yönelik ablukayı kaldırmayınca İran bu kararından hemen vazgeçti.
Kaptan İslam füzeler ve saldırı uyarıları altında geri dönmek zorunda kaldı. İslam, "savaş bitene kadar buradan çıkış yok. Artık bunu kabullendik" yorumunu yaptı.
SUYUN ORTASINDA SUSUZLUK
Bölgede güvenlik amacıyla farklı limanlara veya açık denizlere demirleyen gemiler ciddi bir ikmal krizi yaşıyor.
Dubai ve Kuveyt gibi bölgelerde tedarik hizmetleri gelişmiş olsa da teslimatlar artık tahmin edilemiyor.
Havalar ısındıkça ve sıcaklık 30 dereceyi aşıp 45 dereceye yaklaştıkça su ihtiyacı daha da artıyor.
Çarkçıbaşı Raşidül Hasan su fiyatlarındaki fahiş artışın altını çizdi. Hasan, "iki gün önce gemi için yaklaşık 180 ton su satın aldık. Eskiden bu miktar 1.500 ile 2 bin dolar arasında bir maliyete sahipti. Şimdi ise bize tam 11 bin dolara mal oldu" dedi.

Denizcilerin korkmak için çok haklı sebepleri var. Uluslararası Denizcilik Örgütü doğrulanan 39 olayda en az 11 denizcinin öldüğünü ve birinin kaybolduğunu bildirildi.
Kaptan İslam savaşın ikinci gününde gemisinin Dubai’deki Jebel Ali limanına sadece 200 metre mesafede olduğunu ve buraya İran tarafından saldırı düzenlendiğini söyledi.
Mühendis Hasan ise tanık oldukları dehşeti şu sözlerle özetliyor: "Saldırıların gece boyunca devam ettiği zamanlarda hiçbirimiz uyuyamadık. Gözlerimizle tam bir dehşete ve yıkıma şahit olduk" dedi.
Ateşkes sonrasında bile insansız hava araçları ve denizaltılar bölgede gezinmeye devam ediyor.
İŞ BİTTİ, MAHKUMİYET BAŞLADI
Büyük maddi kayıplarla karşı karşıya kalan nakliye şirketleri personel maliyetlerini düşürmeyi umuyor
Birçok denizcinin sözleşmesi bitti ve mürettebat değişimi gecikti. Yaşanan bu kriz denizcilik mesleğinin geleceğini de tehdit etmeye başladı.
Aşçı Sacit Mesut bir ay sonra sözleşmesinin biteceğini ama eve dönüp dönemeyeceğini bilmediğini anlattı.
Mesut yaşadığı çaresizliği "Yakında evde olacağımı düşünmüştüm ama hala buraya sıkışıp kaldık. Ailem her gün ne zaman döneceğimi soruyor fakat onlara verecek hiçbir cevabım yok" dedi.

Bu süreçte bazı gemiler Hürmüz Boğazı'ndan geçmeyi başardı. Verilere göre Şubat ayından bu yana yaklaşık 750 gemi gizli diplomasi yürüterek ve milyonlarca dolar ücret ödeyerek geçiş sağladı.
Bangladeş hükümeti de kendi gemisini kurtarmak için girişimlerde bulundu. Ancak bu çabalar küresel bir çıkmaza girdi.
Bangladeş Denizcilik Şirketi Genel Müdürü Mahmudul Malek içine düştükleri durumu "İran'ın talep ettiği geçiş ücretini ödemeyi kabul etmiştik. Ancak Amerika bu yüzden ülkemize yaptırım uygulamakla tehdit edince bu plandan vazgeçtik. Şu anda tam anlamıyla çifte bir krizin ortasındayız" sözleriyle açıkladı.