İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması dünya ekonomisini derinden sarstı. Ticari gemiler Boğaz'ı geçmeye çalıştığı sırada vurulurken İran hükümeti boğaza mayın döşedi.
İran Devrim Muhafızları Komutanlığı, İran'a tehditler savuran Trump'a meydan okuyarak "Hürmüz Boğazı'ndan bir litre petrolün bile geçmeyeceğini" duyurdu.
ABD/İsrail koalisyonu ise İran'ı aralıksız vurmaya devam ediyor. Tahran başta olmak üzere İran'ın şehirleri bombardıman altında sarsılıyor. İran uçakları ve üsleri koalisyon tarafından imha edildi.
Tüm bunlara rağmen ABD/İsrail İran'ın boğaz üzerindeki hakimiyetine engel olamıyor. Yüzlerce uçakla binlerce füze fırlatan askeri devler, İran'ın hamlelerinin önüne geçemiyor.
Bunun sebebi askeri bir sır olarak saklansa da, uzmanlar İran'ın nasıl İsrail/ABD bombardımanı altında boğazı kontrol ettiği konusunda önemli değerlendirmelerde bulundu.
ABD'NİN GÖZLERİ KARARDI
ABD, İran'daki hedefleri vurmak için uydu görüntüleri, termal görüntüleme, radar görüntüleme gibi sistemler kullanıyor.
Kuveyt ve BAE'deki üslerle birlikte Körfez'deki diğer ABD üslerinin de İran İHA'ları tarafından vurulması ve radar yerleşkelerinin hedef alınması ABD'nin gözünü kısmen kör etmiş olabilir. Bu yerleşkeler, özellikle hava savunması için en güncel verileri sağlıyordu.

Termal görüntüleme İsrail/ABD keşif uçakları ve İHA'ları yoluyla yapılırken uydu görüntüleme anlık bilgi veremeyebiliyor.
Bu şekilde İran, hızla hareket eden ve saklanan İHA ve füze fırlatıcılarını uydulardan gizleyebilirken hava savunması bu fırlatıcıları uçak ve İHA'lar tarafından görülmesini önlüyor.

İnsansız araçların jet uçaklarına göre çok daha küçük bir termal ayak izinin olması da yüzlercisi aynı anda fırlatılan bu araçların savunmaları geçmesine olanak tanıyor.
DENİZ ALTINDAN GELEN TEHDİT
İran'ın İHA'ları, İsrail/ABD koalisyonuna karşı savaşan ülkenin tek gücü değil. Bu araçlar kadar insansız deniz araçları da savaşta kritik bir rol oynuyor.
İnsansız araçlara büyük ağırlık veren İran denizaltında hareket eden, torpido formunda bir İDA ürettiğini 2 yıl önce açıklamıştı. Bugün Hürmüz Boğazı'nda vurulan üç geminin bu mühimmatla vurulduğu öne sürüldü.

Tıpkı İHA'lar gibi tespit edilmesi zor olan bu araçlar kıyılardan denize bırakılarak, hızlı bir şekilde hedefleri vurabiliyor.
ABD'nin Hürmüz Boğazı içine gemilerini sokamaması bu araçların deniz altında görünmeden hareket etmesini sağlıyor.

Bu İHA ve İDA'ların üretiminin oldukça ucuz olması ve aynı anda yüzlercesinin hedeflere gönderilebilmesi de bu saldırıların engellenmesini imkansız kılıyor.
Ukrayna ordusu da benzer bir stratejiyi Rus ordusuna karşı kullanmış ve Rus donanmasında hala onarılamayan yaralar açmıştı.
KARA HAREKATI OLMADAN, DURDURMAK MÜMKÜN DEĞİL
İran'ın Hürmüz Boğazı'na mayınlar döşemesi de ABD için gerçek bir felaket senaryosu oldu. Bu mayınların nasıl döşendiği ve ABD'den nasıl gizlendiği henüz bilinmiyor.

ABD, İran'a ait mayın döşeme gemilerini vurduğunu açıklamıştı. ABD Başkanı ise mayınların bir an önce kaldırılmasını talep etmiş, aksi takdirde İran'ın "20 kat daha sert" vurulacağını iddia etmişti.
Ancak İran'ın füze tesislerin yer altında bulunması ve İran'ın üst düzey komutanlarının sığınaklardan savaşı kontrol etmesi, kara harekatı yapmaktan çekinen ABD'nin gücünü kısıtlıyor.

İran kendi topraklarında istediği gibi hareket edebildiği ve ucuz insansız araçları kolayca hedeflere gönderebildiği sürece ABD, etkisiz kalıyor.