Husilere ait "Al Masirah" televizyon kanalına konuşan Husi, ülkesine yönelik hiçbir ABD saldırısının asla cevapsız kalmayacağını, ABD'den gelecek herhangi bir saldırıya verilecek tepkinin 9 Ocak'ta gerçekleştirdikleri operasyonla aynı düzeyde değil çok daha büyük olacağını ifade etti.

Husi, "Kim halkımıza karışmak veya saldırmak isterse, bedelini ödeyeceği bir çatışmaya girerek askeri risk alıyor demektir. Nefesimiz uzundur, halkımız büyük ve uzun çatışmalara dayanabilecek güçtedir." diye konuştu.

Bu bağlamda ABD ve İngiltere'yi "diğer ülkeleri de Yemen halkıyla çatışmaya dahil etmeye" çalışmakla suçlayan Husi, Asya ve Avrupa ülkelerine "ABD'nin sözüne uymamaları" çağrısında bulundu.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 10 Ocak'ta yaptığı açıklamada, ABD ve İngiltere'nin, Yemen'deki Husiler tarafından Kızıldeniz'e atılan 18 İHA ve 3 füzeyi vurarak düşürdüğünü duyurmuştu.

KIZILDENİZ'DE NELER YAŞANDI?

Son dönemlerde Yemen'deki Husilerin, İsrail'in Gazze'ye saldırılarına karşılık ticari gemilere yönelik eylemlerinin ardından çok sayıda gemicilik şirketi Kızıldeniz'deki seferlerini durdurma kararı almıştı.

Pentagon, 6 Aralık 2023'te Yemen'deki Husi güçlerinin Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırılarına karşı uluslararası "Deniz Görev Gücü" kurulması için görüşmeler yaptıklarını bildirmiş, 18 Aralık'ta da "Refah Muhafızı Operasyonu" adında çok uluslu misyon oluşturulduğunu duyurmuştu.

Husilerin saldırıları, Akdeniz'i Kızıldeniz'e bağlayarak Avrupa ile Asya arasındaki en kısa rotayı sunan ve küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12'sinin yapıldığı Süveyş Kanalı'ndan geçişleri tehlikeye atarken, Kızıldeniz'de ticari gemilerin uğradığı saldırılar ve şirketlerin pes peşe aldığı kararlar, küresel ekonomide yeni bir "tedarik zinciri krizi"nin başlayacağına ilişkin endişeleri artırmıştı.