Türkiye'de son günlerde binlerce kişi; işsizlik veya yoksulluk gibi çeşitli nedenlerle bilerek ya da bilmeyerek yasa dışı bahis ve kara para aklama şebekelerinin kullanımına açarak "IBAN mağduru" durumuna düşüyor.

Mağdurlar hesaplarına yapılan yasa dışı para girişleri nedeniyle adli soruşturmalara maruz kalıp hapse girerken illegal sistemin kurucusu olan baronlar yurt içinde veya yurt dışında elini kolunu sallayarak geziyor.

Sözcü TV'nin gündemi belirleyen programı "Özlem Gürses-Barış Terkoğlu" programı, Türkiye'de giderek yaygınlaşan "IBAN dolandırıcılığı yöntemlerini ve mağdurlarının durumunu" ele aldı.

Sözcü TV programcısı Barış Terkoğlu, ekonomik zorluklar içindeki genç, işsiz, ev kadını ve emeklilerin mağdur olduğu "IBAN tuzağı"nı tüm çıplaklığıyla aktardı.

Terkoğlu, mağdurların bilinçli ya da bilinçsizce dolandırıcıların aracı haline nasıl geldiğini çeşitli
örneklerle anlattı.

Terkoğlu, IBAN dolandırıcılığı yöntemleri ve taktiklerinin çeşitlerini şöyle aktardı:

"Kredi notu ve kredi vaadiyle dolandırıcılık:

Dolandırıcılar, kendilerini finans kuruluşu gibi tanıtarak kişilerin kredi notunu yükseltmeyi veya kredi kullanımını kolaylaştırmayı vaat ediyorlar.

SMS yoluyla ulaşıp, özellikle borçlu, kredi notu kötü veya paraya ihtiyacı olan kişileri hedef alyorlar.

Arkadaşlık ve güven ilişkisi üzerinden dolandırıcılık:

Yakın arkadaş, sevgili gibi güven ilişkisi kurulan kişiler, hesaplarında blokaj olduğunu iddia ederek mağdurun IBAN'ı üzerinden işlem yapma talebinde bulunuyor.

Bu yöntemle, mağdurun hesabı farkında olmadan dolandırıcılık aracı haline getiriliyor.

Esnaf ve ticaret yapanların paravan haline getirilmesiyle dolandırılma:

Dolandırıcılar, esnaftan bir şey alıyormuş gibi görünerek, aslında kara para trafiğinden gelen parayı mağdurun hesabına aktarıyor.

Örneğin, mağdurdan altın alıyormuş gibi gösterilip, para aslında kara para aklayan birinden gelir ve mağdurun hesabı bu işlemler için kullanılıyor.

Yasal görünümlü kripto ve yatırım uygulamalarıyla dolandırma:

Kendilerini kripto veya finansal yatırımcı olarak tanıtan dolandırıcılar, yüksek kar vaadiyle kişilerin yatırım yapmasını teşvik ediyor.

Bu yolla, banka hesap bilgilerini alarak IBAN'ları dolandırıcılık ve kara para aklama işlerinde kullanıryorlar.

Öğrencilere yönelik ek iş ve burs vaadiyle dolandırıcılık:

Özellikle 18-19 yaşlarındaki genç ve tecrübesiz öğrenciler hedefleniyor.

Ek gelir veya burs vaadiyle, öğrencilerin birden fazla hesap açması ve IBAN'larını dolandırıcılara "kiralaması" isteniyor.

İş ve ticaret ilanlarıyla dolandırma yöntemi:

Şirketlerde çalışmak üzere eleman arandığına dair sahte ilanlar veriliyor.

Bu ilanlarda tek şart IBAN sahibi olmak olarak belirtiliyor ve IBAN'lar şirket adına dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılıyor.

Yatırım uzmanı iddiasıyla dolandırıcılık:

Kendilerini yatırım uzmanı olarak tanıtan kişiler, özellikle teknolojiye uzak yaşlıları hedefliyor.

"Şu linki tıkla" veya gelen kodu söyle gibi yöntemlerle kişilerin IBAN'larına erişiliyor.

Çeşitli bahanelerle dolandırma:

Dolandırılan kişilere, kaybettikleri parayı geri alma vaadiyle yaklaşılıyor ve bu yolla bir kez daha dolandırıcılık yapılıyor.

Mağdurların, dolandırılan paralarını yasal yollarla geri alma şansları çok düşük."

'BAKANLIK ÇALIŞMA YÜRÜTÜYOR'

Terkoğlu, IBAN paylaşan kişilerin karşılaştığı ağır hukuki sonuçları da anlattı.

Adalet Bakanlığı'nın bu konudaki mevcut çalışmalarına da değinen Terkoğlu, şunları aktardı:

"Bir kişinin IBAN'ını bir kez paylaşması durumunda dahi, bu IBAN üzerinden yapılan her bir dolandırıcılık transferi için ayrı ayrı suçlama yöneltiliyor. Örneğin, 10 farklı transfer için 10 ayrı dolandırıcılık davası açılabiliyor.

Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 158/F maddesi uyarınca, dolandırıcılıktan yargılananlar 4 ila 10 yıl arasında hapis cezasıyla karşı karşıya kalıyor.

Ayrıca, neden oldukları parasal zararın iki katını ödemekle yükümlü tutuluyor.

Hapis cezası dışında, diplomaların iptali, okula girememe, işten çıkarılma gibi ciddi sosyal ve mesleki sonuçlarla da karşılaşılabiliyorlar.

Adalet Bakanlığı bu konuda bir çalışma yürütüyor. Bu konu 11. veya 12. yargı paketine girmesi bekleniyor.

Adalet Bakanlığı'nın açıklamalarına göre, TCK 158/F maddesiyle ilgili olarak 291 bin 370 kamu davası mevcut. Bu rakam, yaklaşık 300 bine yakın kişinin sadece bu kapsamda yargılandığını gösteriyor."