CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun salondan çıkarılmasının ardından duruşma salonunda tansiyon yükseldi.

Avukatlar ve CHP'li milletvekilleri mahkeme başkanının kararına tepki gösterdi.

"VEKİLSİNİZ DİYE SOYTARILIK YAPAMAZSINIZ"

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, mahkeme başkanına "Kararınızı gözden geçirin" çağrısında bulundu. Bunun üzerine mahkeme başkanı, Tanrıkulu ile tepki gösteren diğer kişilerin de salondan çıkarılmasını istedi.

Milletvekillerinin çıkmayı reddetmesi üzerine salonda kısa süreli gerginlik yaşanırken, jandarma ekipleri araya girdi.

Mahkeme başkanı, kendisine tepki gösteren CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş'a da, "Jandarma arkadaşlar ne bekliyorsunuz? Milletvekili ya da izleyici hiç fark etmez. Dışarı çıkartın. Milletvekilisiniz diye burada her türlü soytarılığı yapamazsınız" ifadelerini kullandı.

Yaşananların ardından Ekrem İmamoğlu salondan ayrılırken, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu da peşinden çıktı.

SUAT ÖZÇAĞDAŞ'TAN MAHKEME BAŞKANINA TEPKİ

Kararın ardından açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, duruşmada yaşanan gerginlik nedeniyle mahkeme başkanına sert tepki gösterdi.

Özçağdaş, "Mahkeme başkanının kim olduğu belli değil. Buraya AKP'nin yargı kolları olarak gelmiş. Tam karşımdaydı. Jandarmaya dönüp 'Salonu boşaltın' dedi. Ben de bunun üzerine mahkeme başkanına 'Salonu kapatma kararınız mı var?' diye sordum. Mahkeme başkanı 'Bağıranı oradan çıkarın' diye bağırdı. Mübaşir, mahkeme başkanı karar vermeden salonu boşalttı. Salonda tek bir kişi ses çıkarmayı bırakın ayağa bile kalkmadı" ifadelerini kullandı.

Özçağdaş, "Burada bir facia var. Hakim bize 'Milletvekili olmaları soytarılık yapacakları anlamına gelmez' dedi. Ben milletvekili olarak hukukun ve otoritenin hakkını koruyorum. Biz kimseye teslim olmadık. Mahkeme başkanıyla yargı önünde ayrıca hesaplaşacağım" ifadelerini kullandı.

Kaynak olarak ekle

TANRIKULU: "BUGÜN ÇOK AĞIR HAK İHLALLERİ YAŞANDI"

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, duruşma sonrası yaptığı açıklamada Ekrem İmamoğlu hakkında uygulanan yaptırımın ceza yargılamalarındaki en ağır tedbirlerden biri olduğunu savundu.

Tanrıkulu, şunları söyledi:

-Bugün Ekrem İmamoğlu'na uygulanan yaptırım, ceza mahkemelerinde uygulanan en ağır yaptırımlardan biridir ve son derece istisnai durumlarda başvurulur. İmamoğlu'na söz verildi.

-O da haklı olarak mahkeme başkanına neden önceki tutumundan vazgeçtiğini sordu. Bir mutabakat vardı ve buna göre en son savunmayı İmamoğlu yapacaktı.

-Ancak mahkeme başkanı dünden bu yana 'En son konuşmayacaksın, 9 Temmuz'da savunman bitecek' diyor. Binlerce yıl hapis cezası istenen bir davada savunma sınırlandırılamaz. Bugün çok ağır hak ihlalleri yaşandı.

-Ben İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekiliyim. Mahkeme başkanına sesimi duyurabilmek için yüksek sesle konuştum.

-Böyle durumlarda mahkeme başkanının yapması gereken duruşmaya ara verip kararını yeniden değerlendirmektir. Bunu da kendisine ifade ettim.

-Türkiye'nin gözü önünde devam eden bu yargılamada adil yargılanma kuralları tamamen ihlal ediliyor. Milletvekillerine duruşma salonunda bu kadar kaba ve ağır davranılan bir ortamda ne demokrasi olur ne de adalet gerçekleşir.

-Mahkeme başkanının kullandığı 'soytarı' ifadesini Adalet Bakanı'nın gereğini yaparak karşılıksız bırakmaması gerekir.

-Eğer bu söz cezasız kalırsa, hukuk içinde bunun hesabı mutlaka sorulur. Biz de gerekli davaları açacağız. Yargılamanın bu noktaya gelmiş olması utanç verici ve rezalettir.