Filmlerdeki kıyamet sığınaklarını unutun. İngiltere'nin Sussex bölgesindeki Wakehurst'te, yerin altında insanlığın gerçek "sigortası" yatıyor.
2000 yılında kurulan Milenyum Tohum Bankası, dışarıdan bakıldığında sıradan bir botanik bahçesi gibi görünse de, yerin altında dünyanın en büyük biyolojik hazinelerinden birini saklıyor.
KONSERVE DEĞİL, GELECEK SAKLANIYOR
Bu "Kıyamet Kutusu"nda insanlar için yatak veya konserve yiyecek yok. Onun yerine çok daha kritik bir şey var:
Yaklaşık 40.000 bitki türünden 2.5 milyar tohum.
Koleksiyon 3 tenis kortu büyüklüğünde ve 6.6 ton ağırlığında.
Tüm tohumlar, biyolojik yaşlanmayı durdurmak için -20°C sabit sıcaklıkta uyutuluyor.

SAÇ TELİNDEN İNCE TOHUMLAR
İçeride yumruk büyüklüğünde palmiye tohumları da var, insan saçından daha ince ve mikroskobik orkide tohumları da.
Bu koleksiyon, 100'den fazla ülkeden 275 ortağın katkısıyla oluşturuldu. Yani bu, küresel bir "Nuh'un Gemisi" projesi.
NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?
Tohum bankası sorumlusu Charlotte Lusty, durumun aciliyetini şöyle özetliyor:
"Gözlerimizin önünde biyoçeşitliliği kaybediyoruz. Çevresel mini krizler artık sürekli yaşanıyor."
İklim değişikliği, yangınlar, seller ve savaşlar bitki örtüsünü tehdit ederken, bu banka "geri dönüş bileti" görevi görüyor.
SADECE TEORİ DEĞİL, İŞE YARIYOR
Burası sadece "kıyamet günü" için kilitli tutulan bir müze değil. Tesis aktif olarak kullanılıyor. Örneğin; 2019-2020 Avustralya orman yangınlarından sonra, yok olan ekosistemi onarmak için bu bankada saklanan tohumlar kullanıldı ve doğa yeniden canlandırıldı.