İngiliz basınında yer alan çarpıcı iddialar, Orta Doğu’daki büyük çatışma öncesinde yürütülen diplomatik çabaların perde arkasını gün yüzüne çıkardı. Kamuoyuna yansıyan haberlere göre, ABD ve İran arasında barış umutlarını yeşerten müzakereler sürerken, operasyon kararının alınmasıyla bölge geri dönülemez bir savaşa sürüklendi.

DİPLOMATİK TEMASLAR SÜRERKEN SALDIRI GERÇEKLEŞTİ 

İngiltere Ulusal Güvenlik Danışmanı Jonathan Powell’ın da bizzat katıldığı belirtilen görüşmelerde, tarafların bir anlaşmaya vararak olası bir savaşı önleyebileceğine dair güçlü bir inanç hakimdi. Ancak diplomatik temasların yoğunlaştığı ve yeni görüşmelerin planlandığı bir süreçte, sadece iki gün sonra ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları başladı. Özellikle İran dini lideri Hamaney’i hedef alan ilk saldırılar, masadaki tüm barış umutlarını suya düşürdü.

TRUMP'IN ÖZEL TEMSİLCİSİ VE DAMADI ETKİLİ OLDU

Haberde yer alan ve görüşmelere katılan bir diplomatın ifadeleri ise krizin siyasi boyutuna dair ağır suçlamalar içeriyor. İddiaya göre, ABD’nin Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Donald Trump’ın damadı Jared Kushner, dönemin başkanını savaşa teşvik eden asıl figürler olarak görülüyor. Diplomatik kaynaklar, bu iki ismin süreci sabote ederek Trump’ı askeri seçeneğe ittiğini ve bölgedeki gerilimi tırmandırdığını öne sürüyor.

İRAN'DA NE OLMUŞTU 

28 Şubat’ta Washington ve Tahran arasındaki müzakereler devam ederken başlatılan askeri harekat, kısa sürede bölgesel bir kaosa dönüştü. ABD ve İsrail’in saldırılarına karşılık veren İran, yalnızca İsrail’i değil; ABD üslerine ev sahipliği yapan Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi bölge ülkelerindeki stratejik hedefleri de vurdu. 

Bu hamle, yerel bir çatışmanın ötesine geçerek tüm Orta Doğu’yu içine alan geniş çaplı bir savaşın fitilini ateşledi.