Cumhuriyet’in ilk yıllarında idari yapılanmada gerçekleştirilen değişiklikler kapsamında, 1924 yılında çıkarılan Teşkilat-ı Esasiye Kanunu ile Beyoğlu ve Üsküdar il statüsüne yükseltildi. Bu kararla birlikte her iki yerleşim yeri, o dönemde İstanbul merkezinden ayrı, müstakil birer yönetim birimi olarak yapılandırıldı.

YASAL DÜZENLEMELERLE İSTANBUL'A BAĞLANDILAR

İdari ve coğrafi bütünlüğün sağlanması amacıyla ilerleyen yıllarda yeni yasal düzenlemeler uygulamaya konuldu. Çıkarılan yeni yasalar neticesinde Beyoğlu 1924 yılında, Üsküdar ise 1926 yılında yeniden İstanbul'a bağlanarak ilçe statüsüne getirildi. Aynı yıl yapılan düzenlemeyle Bakırköy ve Çatalca da ilçe ilan edildi.

1930 yılı verilerine göre İstanbul; Adalar, Bakırköy, Beşiktaş, Beykoz, Beyoğlu, Çatalca, Eminönü, Fatih, Kadıköy, Kartal, Sarıyer, Silivri, Şile, Üsküdar ve Yalova olmak üzere toplam 15 kazadan oluşuyordu. Bu kazalardan Fatih, Eminönü, Kadıköy, Beşiktaş ve Sarıyer 15 Mayıs 1930'da kurulurken; Beykoz, Kartal, Silivri ve Yalova kazalarının bu tarihten önce kurulmuş olduğu kayıtlara geçti.

İLÇELERİN COĞRAFİ VE DEMOGRAFİK YAPISI

Günümüzde Kocaeli Yarımadası'nın ucunda yer alan Üsküdar ilçesi; Kadıköy, Beykoz ve Ümraniye ile sınırdaş olup 36 kilometrekarelik bir yüz ölçümüne sahiptir. İlçenin en yüksek noktalarını 268 metre ile Büyük Çamlıca Sefa Tepesi ve 229 metre ile Küçük Çamlıca Tepesi oluşturmaktadır.

Kaynak olarak ekle

Beyoğlu Belediyesi verilerine göre Beyoğlu ilçesi günümüzde 45 mahalleden oluşmakta ve yaklaşık 225 bin yerleşik nüfusu barındırmaktadır. Bölgenin iş, eğlence ve kültür merkezi olması sebebiyle, geçici gündüz ve gece nüfusunun birkaç milyona ulaştığı belirtilmektedir. Coğrafi olarak Haliç'in kuzeyindeki Kasımpaşa vadisinin batısı ile Dolmabahçe vadisi arasında kalan ilçe; Şişli ve Beşiktaş ile komşu konumdadır.