Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın vefatının ardından kızı Tuna Ortaylı'nın, babasının çok sayıdaki eşyasını WhatsApp gruplarında sattığı öğrenildi.

'BİR AYDININ MİRASI WHATSAPP'TA YOK PAHASINA GİDİYOR'
Habertürk yazarı Oray Eğin, konuyla ilgili bir yazı kaleme alarak "Bir sürü tabak çanak, vazo, hatırat. Bir aydının mirası şimdi WhatsApp grubunda yok pahasına gidiyor. O kahve fincanını nereden aldı, kim hediye etti, kiminle birlikte kullandı ya da hiç kullandı mı, hangilerine kıymet veriyordu, bugün satışta olan eşyalardan hangilerini saklıyordu… Bu eşyaların arkasındaki hikayelerin ne olduğunu büyük ihtimalle hiçbir zaman bilemeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

'BABAM ÇAY FİNCANLARIYLA DEĞİL KİTAPLARIYLA ANILMAK İSTER'
Eğin'in yazısının ardından Tuna Ortaylı bir açıklama yaptı:
"Babamın sadece İstanbul'da kapatılması gereken 7 tane evi var bu evlerde kutsalı saydığım çalışma masaları ve kitapları dışında, çoğunu kendi aldığı ya da bazıları hediye gelen ve aile/yakın dostlar arasında dağıtılan anı/yadigar kalacak şeyler dışında artan bir sürü obje oldu. Bunları da Tema Vakfı yakın zamanda adına bir hatıra ormanı açacağı için, o objeler çöpe gideceğine böyle bir şeye katkısı olsun diye düşünüp buradan satışa çıkarmıştım. Tabii hiçbir iyiliğin cezasız kalmadığı memleketimizde şimdi de babasının malını sağa sola satan vefasız kızı olmakla itham ediliyorum. Neyse orası önemli değil, bu vesileyle gruptan başka bir şey satmayacağım, önceden bir şey satın alan herkese hatıra ormanına katkıları için bir kez daha teşekkür ediyorum, yazıyı yazan Oray Bey'i de üstün gazeteciliği için sevgi ve saygı ile selamlıyorum. Babam adına bir kütüphane kuracağız, çünkü kendisi bir akademisyen olarak çay fincanlarıyla değil ama kitaplarıyla anılmak isterdi."

'MİLLETİN MALINI SATANLARDAN HESAP SORAMAYANLAR...'
Tuna Ortaylı'ya, İlber Ortaylı'nın yakın dostu Gazeteci Fatih Altaylı'dan destek geldi. 'Babasının malını satıyor' eleştirilerine tepki gösteren Altaylı, 'Babasının malı sonuçta. Milletin malını satıp savanlardan hesap soramayanlar, babasının malını satana mı hesap soruyor' dedi.

Altaylı'nın son yazısından ilgili kısım şöyle:
Geçen gün galiba Oray Eğin gündeme getirmiş, “Kızı eşyalarını satıyor” demiş.
Bilip bilmeden konuşmak da bu işte. Birincisi, ister atar ister satar kime soracak, kendi babası. İkincisi, “Babasının eşyalarını satıyor” diye çirkin bir itham yapacaksan önce bir arayıp öğreneceksin. Kızı Tuna’nın dediği gibi İlber Hocamızın bir sürü evi vardı. Kiraya verip gelir elde ettiği evler değil, oturduğu evler. İlber, hepinizin de bildiği gibi, normal bir adam değildi. Çocuksuydu.
Mesela diyelim ki bize geldi oturduk, sohbet ettik. “Yahu bu mahalle çok güzelmiş. Manzara da iyi. Her yere de yakın. Ben de buralara bir yere taşınayım” der ve gerçekten ertesi gün orada bir ev kiralardı. Üç gün sonra sıkılır, burayı boşaltmadan başka bir yerde ev alır ya da kiralardı. Sonra da bazen birinde, bazen diğerinde, akşam eve dönerken hangisine yakınsa orada kalırdı.
Son olarak Yeşilköy’e kafayı takmıştı. Celal’in Yeşilköy’de çocukluğunun geçtiği evi Celal’den almak istemiş, Celal “Al senin olsun” deyince gidip başka bir ev almıştı. Ben son olarak beş evde kalmışım. Tuna açıkladı. Yedi evi varmış.
Hepsi lebalep eşya dolu, kitap dolu evler. Sık sık kitaplarını da bağışlardı. Çünkü Türkiye’deki her yayıncı, çıkan kitabından İlber’e yollar, birkaç ay içinde binlerce kitap gelirdi. O da bunları bir yerlere bağışlardı. En iyilerini Galatasaray Üniversitesi’ne bağışlamış, okulda çıkan yangında kitaplar yanınca çok kızmıştı.
Bunların hatıra değeri olanları elbette saklıyor kızı ama o kadar çok eşya var ki, bunları ya birine vereceksin ya da satıp parası ile hayırlı bir iş yapacaksın. Tuna Ortaylı’nın da yaptığı bu. Ayrıca da isterse atar isterse satar. Hesap mı verecek birine.