İlişkilerde kullanılan bazı ifadeler, ilk bakışta sıradan bir tartışmanın parçası gibi görünse de sürekli tekrarlandığında duygusal baskının aracı haline gelebiliyor. Uzmanlara göre özellikle kişinin hislerini küçümseyen, sorumluluğu karşı tarafa yükleyen ve yaşananları sorgulatmaya başlayan söylemler dikkat edilmesi gereken işaretler arasında yer alıyor.
“Abartıyorsun”
Kişinin yaşadığı kırgınlık, üzüntü veya endişeyi dile getirdiği sırada söylenen “Abartıyorsun” ifadesi, duyguların küçümsenmesine yol açabiliyor. Bu sözün sürekli kullanılması, kişinin zamanla kendi tepkilerini sorgulamasına ve yaşadığı olay karşısında gerçekten haklı olup olmadığından şüphe etmesine neden olabiliyor.
“Sadece...”
“Sadece şaka yaptım”, “Sadece iyiliğin için söyledim” veya “Sadece takılıyordum” gibi ifadeler, kırıcı bir davranışın ardından sorumluluğu hafifletmek için kullanılabiliyor. Söylenen sözün veya yapılan davranışın karşı tarafta yarattığı etki göz ardı edilerek, yaşanan rahatsızlığın gereksiz bir tepki olduğu izlenimi oluşturulabiliyor.
“Senin yüzünden...”
“Sen böyle davranmasaydın ben de sinirlenmezdim” ya da “Beni buna sen mecbur ettin” gibi ifadeler, kişinin kendi davranışlarının sorumluluğunu partnerine yüklemesine neden olabiliyor. Özellikle öfke, hakaret veya kırıcı davranışların tamamının karşı tarafın tutumuyla açıklanması, ilişkide suçluluk duygusunun güçlenmesine yol açabiliyor.
Uzmanlara göre tek başına bu ifadelerin kullanılması duygusal istismar anlamına gelmiyor ancak aynı söylemlerin sürekli tekrarlanması, kişinin duygularını değersiz hissetmesine, kendi hafızasını ve değerlendirmelerini sorgulamasına ve ilişkide sürekli kendisini suçlu görmesine neden oluyorsa, iletişim biçiminin dikkatle değerlendirilmesi gerekiyor.
Bu nedenle ilişkilerde yalnızca söylenen kelimelere değil, bu sözlerin ne sıklıkta kullanıldığına ve karşı tarafta nasıl bir etki bıraktığına da dikkat edilmesi önem taşıyor.