Modern flört dünyası, dışarıdan pırıltılı görünse de bazen ucu görünmeyen bir labirent gibidir. Sezgilerinizin sesini kısmayı ve kendinizi suçlamayın."Henüz çok yeni, yanlış anlıyorumdur" dediğiniz o ufak pürüzler, aslında karakterin asıl yüzüdür.

İşte görmezden gelmemeniz gereken o kritik sinyaller:

Garsona kötü davranıyorsa: Size karşı bir centilmen ya da bir prenses gibi davranıyor olabilir. Ancak kendisinden alt konumda gördüğü birine, örneğin bir garsona veya kuryeye karşı takındığı kibirli tavır, maskesinin düştüğü andır. Gücü yettiği kişiye nezaket göstermeyen birinin, yarın öfkesini size yöneltmeyeceğinin hiçbir garantisi yoktur.

Eski sevgilisinden kötü bahsediyorsa: Eğer hikâyedeki tüm eski partnerler "sorunlu" ve kendisi "tek mağdur" ise orada durup düşünmek gerekir. Hayatına giren herkesi canavarlaştıran birinin öz eleştiri yeteneği sıfırdır. Unutmayın, bu senaryonun bir sonraki "kötü karakteri" olmaya aday olursunuz.

Sürekli kendini övüp sizi dinlemiyorsa: Siz bir cümle kurarken o çoktan kendi başarısını anlatmak için kelimelerinizi kesiyorsa, bu ilişkide size yer yok demektir. İlişki, karşılıklı bir alışveriştir; eğer karşınızdaki kişi sadece kendi yankısını duymak istiyorsa, aradığı şey bir partner değil, bir seyircidir.

Sürekli telefonla uğraşıyorsa: İlk randevuda bile gözü sürekli telefon bildirimlerindeyse, fiziksel olarak yanınızda olsa da zihnen orada değildir. Bu sadece bir nezaket sorunu değil; aynı zamanda anı paylaşma becerisinin eksikliğini ve dış dünyadan sürekli onay alma ihtiyacını gösterir.

Daha ilk buluşmadan sınır tanımıyorsa: Samimiyet henüz oluşmadan hayatınıza, tarzınıza veya arkadaş çevrenize dair "küçük şaka" görünümlü müdahaleler geliyorsa bu bir test sürüşüdür. Sınırlarınızı ne kadar ihlal edebileceğini ölçen bu kontrolcü yaklaşım, ileride kurulacak baskıcı bir düzenin ön gösterimidir.