Görev süresi boyunca ilk kez Ulaştırma Bakanı tarafından Sirkeci-Kazlıçeşme raylı sistem açılışını davet edildiğini açıklayan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na, rakibi Murat Kurum’un “Altyapı ve Ulaştırma Bakanımızla beraberdim. Kendisine herhangi bir davet yapılmamış” açıklaması soruldu. İmamoğlu “Gerçekten böyle mi söyledi? Vallahi ilginç. ÇED raporu konusunda yalan konuşan biri bu konuda da yalan konuşuyor. Davet edilmedim diye mutlu mu oldu yani? Allah akıl versin” dedi.

İmamoğlu “Bize bir davet yapıldı. Ama süreçleri pazartesi görelim bakalım” diye konuştu.

İMAMOĞLU 'BİR İLK' DİYE DUYURMUŞTU 

Dün Sancaktepe buluşmasında konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, iktidardan Sirkeci-Kazlıçeşme raylı sistemler açılışına davet aldığını duyurmuştu. İmamoğlu "İlk kez, Sirkeci-Kazlıçeşme raylı sistemler açılışına Ulaştırma Bakanı tarafından davet edildim. Teşekkür ediyorum kendisine. Pazartesi oraya gideceğim. Şunun için gideceğim o açılışa: O bakanlık, o makamlar; onlar kadar benim. Benim makamım, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, benim kadar onların. Bunu onlara öğretene kadar, bunu her yerde anlatacağım" demişti. 

Rakibi Murat Kurum, İmamoğlu'nun açılış daveti açıklamasıyla ilgili "Ben dün Altyapı ve Ulaştırma Bakanımızla beraberdim. Kendisine herhangi bir davet yapılmamış" ifadelerini kullandı.

KENDİSİNE DAVET YAPILMADI

İmamoğlu gibi Sancaktepe’de konuşan Kurum 'Sivaslılarla Buluşma' programı sonrası soruları yanıtladı. Kurum "Bizler tabi ki Altyapı ve Ulaştırma Bakanlığımızın yaptığı metro açılışına gideceğiz ve büyük coşkuyla İstanbullu kardeşlerimizle birlikte olacağız. Başkan İstanbul’da yaşamadığı için kendi kendine hayali davetler yapıyor. Ben dün Altyapı ve Ulaştırma Bakanımızla beraberdim. Kendisine herhangi bir davet yapılmamış" şeklinde konuştu.

"DAVET EDİLSEN NE OLUR?"

Kurum, şunları söyledi:

- Zaten 5 yıldır yeni mi aklı başına gelmiş. Beş yıldır hiçbir protokole uymayan, İstanbul’un hizmetlerinden mutlu olamayan bir başkandan bahsediyoruz. Bugün kalkmış ne hikmetse yine bir polemik bir plan gündemi değiştirme peşinde. Davet edildim-edilmedim. Yani, davet edilsen ne olur? Edilmesen ne olur?

- Sen 5 yıldır zaten İstanbul’u üzdün, İstanbul için hiçbir yatırımı yapmadın. Şimdi kalkmış davet edildim-edilmedim siyaseti yapıyorsun. Ne siyasetidir bu. Git işine bak. Artık, hepimiz seni öğrendik. Ne yapmaya çalıştığını da biliyoruz. Boşuna böyle farklı senaryolar, ajanslar üzerinden siyasi tezgahlar ve senaryolar üzerinden İstanbulluları aldatmaya kalkmasınlar.

"DAVET EDİLMEDİĞİ AÇILIŞA GİDECEĞİNE..."

Sancaktepe’deki metro çalışmaları ile ilgili soruyu yanıtlayan Kurum “Ekrem Bey’e tavsiyemiz, davet edilmediği metro açılışına gideceğine gelip Sancaktepe’de hafriyat döktüğü metronun ihalesini yapsın. Burada, törenini yapsın, biz de gelelim, Sancaktepe Belediye Başkanımız da gelsin. Gereksiz polemiklere gireceğine hafriyat döktükleri, iptal ettikleri metro, karayolu tünellerini açsınlar. Gereksiz yere İstanbul’un gündemini meşgul etmesinler" dedi.

İMAMOĞLU: BİZE DAVET YAPILDI

İmamoğlu, "Bize davet yapıldı. Süreci pazartesi günü değerlendireceğiz. Ben bakanla görüşmedim. Davetiyeyi gördüm" dedi.

Pazartesi günü gerçekleştirilecek açılışa katılıp katılmayacağının sorulması üzerine de İmamoğlu “Bize bir davet yapıldı. Ama süreçleri pazartesi görelim bakalım” yanıtını verdi.

"DAVETİYE KARTINI BİLİYORUM"

İmamoğlu “Bir adayın bakana bunu sorduğunu da söylemesini nasıl yorumluyorsunuz?” sorusu üzerine şunları söyledi:

- Ben bakanla görüşmedim tabii bana gelen süreci biliyorum sadece. Gördüğüm davetiye kartını biliyorum. Ama çok üzüntü verici ya. Mesela şu açılışlarımıza biz bütün devlet birimlerine gönderip davetlerimizi yapıyoruz. Lokal olanları o ölçekte yapıyoruz. Mesela buraya ilçe belediye başkanı vesaire ya da İstanbul ölçeğindeyse valisi hatta bazı ölçektekileri bakanlığı hatta cumhurbaşkanlığını davetederiz. Davet etmek bizim kültürümüzdedir, davete icabet etmek bizim kültürümüzde, inancımızda vardır. Yani bundan mutlu olan bir belediye başkan adayı. Vay be! Allah akıl versin.

"ÇOK ACEMİ BİR ARKADAŞMIŞ"

“Kurum, Kandil uzlaşısının adayı olduğunuzu yineledi. Sancaktepe'de Dem Parti bayrakları olduğunu söyledi. Siz ne diyeceksiniz?” sorusu üzerine de şunları kaydetti:

- Gündemi İstanbul olan arkadaşların sabrı birkaç hafta sürebildi. Ve bu yolda  daha çok şeyler söyleyecekler. Hepsine birden bu millet sandıkta cevap verecek. Yalanlarına, iftiralarına boğulacaklar. Hem de öyle bir boğulacaklar ki bu yalan ve iftira siyasetinde per perişan olacaklar.

- Çok çok kötü cümleler kuruyor. Çok acemi bir arkadaşmış ya. Yani daha birkaç haftada bütün acemiliğini ortaya dökmeye başladı. Hani kendi mi diyor,  başkaları mı dedirtiyor? ‘Şunu şöyle söyle’ mi diyorlar bilmiyorum ama ben duamı yineleyeyim yine. Allah akıl versin. Başka bir şey demiyorum.

"STAJYERLİKE DALGA GEÇİYOR"

Kurum’un İstanbul’a 650 bin konut vaadi üzerinden yaşadıkları polemik hatırlatılarak “Nasıl yapılacağı konusunda sizi staja davet etti. Ne söyleyeceksiniz” sorusuna da İmamoğlu şu yanıtı verdi:

- Çok da vakit ayırmak istemiyorum müstakbel adayın bu sözlerine. Çünkü çok vaktimi alabilir ama şunu söyleyeyim. Türkiye'de özellikle staj ve çıraklık sigortası mağduru olan on binlerce, yüz binlerce insan var. Ve bunlar sokaklarda gösteri yapıyorlar. Bir ülkeye bakanlık yapmış biri ya da bu şehre belediye başkanı adayı olma sıfatına sahip bir isim stajyerlikle dalga geçiyor. ÇED raporu meselesinde bile süreci kavrayamayan, anlayamayan…

"TEK YAPTIKLARI BİR KİŞİYE İTAAT..."

- Bakın İliç'teki olay çok büyük bir tabiat zararı verecek bir olay. Milyonlarca ton ağırlığındaki süreç orada büyük bir siyanür atığına ve tamiri mümkün olmayan arızalara sebep olacak. Hiçbir şey yokmuş gibi ortalıkta geziyor. Önce bunun sorumlusu ÇED değildir dedi. Bunun sorumlusu ÇED raporudur. Yani ÇED ve Şehircilik Bakanlığı bu işin sorumlusudur. İki türlü sorumlusudur. Bir, ÇED raporunu düzenler. İki, sonra bu ÇED raporu üzerinden de buradaki süreçleri denetler. Ve ne denetleme ki şu anda oradaki olan olay çok net. ÇED’e uygun bir imalat yapılmamıştır. Etkileri Fırat boylarına kadar gidecektir. Başka şehirleri de etkileyecektir.

- Ama bunlar ne çevreyi ciddiye alırlar. Ne şehirciliği ciddiye alırlar. Hayatlarında tek ciddiye alacakları şey ki öyle büyüdüler, öyle yetiştiler. Öyle bir görev süreci yaptılar. Tek yaptıkları şey bir kişiye itaat etmek, bir kişinin emirlerini, buyruklarını yerine getirmek. Öyle olduğu için çevre de şehircilik de umurumda değil. Bu milletin milli duyguları, manevi duyguları da umurumda değil. Çok net ifade ediyorum.

- Az önceki iftiraları, bu sözleri, bu tarzları vesaireleri birçok bilgiden yoksun bir arkadaşımız olduğunu, yoksun bir müstakbel adayla karşı karşıya olduğumuzu bir kez daha bize gösteriyor. Allah yine akıl versin diyeyim ne diyeyim?