Çalışmanın kıdemli yazarı, Simon Klemperer, manto depremlerinin bir zamanlar imkansız ya da en azından çok nadir kabul edildiğini hatırlattı.

Stanford University’de görev yapan Klemperer, bu depremlerin kabuk ile daha sıcak ve daha akışkan manto arasındaki sınır olan Mohorovicic süreksizliğinin (Moho) altında meydana geldiğini belirtti.

Klemperer, “Dünyanın pek çok bölgesinde Moho’nun altında depremler olduğunu güçlü biçimde gösterdiğimize inanıyoruz. Bu sadece özel yerlere özgü değil, muhtemelen her yerde var” dedi.

35 KM'DEN DAHA DERİNDE KANITLAR BULUNDU

Depremlerin büyük çoğunluğu, kırılgan yapıya sahip yer kabuğunda başlıyor. Kabuk, stres altında şekil değiştiremediği için çatlayarak sarsıntıya yol açıyor. Buna karşılık, daha yumuşak ve akışkan özellikteki mantonun kırılmak yerine akacağı düşünülüyordu.

Ancak zamanla sismologlar, 35 kilometreden daha derinde, yani Moho’nun altında başlayan depremlere dair kanıtlar buldu. Bu tür depremler genellikle yüzeyde hissedilmeyecek kadar derinde gerçekleşiyor. Ayrıca Moho’nun derinliği bölgeden bölgeye değiştiği için bazı çok derin depremlerin hala kabuk içinde olup olmadığı belirsiz kalabiliyor.

YENİ YÖNTEM KÜRESEL ÖLÇEKTE UYGULANDI

Geleneksel yöntemler, belirli bir bölgede yer kabuğunun kalınlığını bilmeye dayanıyordu. Klemperer ve Stanford doktora öğrencisi Shiqi Wang ise kabukta ya da mantoda hapsolma eğilimindeki özel kesme dalgalarını analiz eden yeni bir yöntem geliştirdi.

Her bir depremin dalga desenine bakılarak sarsıntının Moho’nun üstünde mi yoksa altında mı başladığı belirlenebiliyor. Yöntem ilk olarak 2021’de Tibet’te test edildi; ardından 5 Şubat’ta Science dergisinde yayımlanan yeni çalışmayla küresel ölçekte uygulandı.

TÜM DÜNYA'YA YAYILIYOR

Araştırmacılar, kabuk kayalarının mantoya itildiği ve bu nedenle derin depremlerin sık görüldüğü dalma-batma bölgelerini analiz dışında bıraktı. Bunun yerine kıtaların altındaki daha belirsiz manto depremlerine odaklanıldı.

Sonuçlar, bu depremlerin geniş bir coğrafyaya yayıldığını gösterdi. Yoğun bir kuşak Alps’ten Himalayas’a uzanıyor ve bu durumun kıtasal çarpışmalarla ilişkili olabileceği belirtiliyor. Ayrıca Doğu Afrika’da, kıtasal kabuğun ayrıldığı bölgede kümelenmeler saptandı. Araştırma, ABD’nin batısı ile Kanada’daki Baffin Bay altında da manto depremleri bulunduğunu ortaya koydu.